menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmtihanın değişmeyen sünneti: Karanlığın sonu aydınlıktır

33 0
29.08.2026

İnsan, başına gelen sıkıntıların içinde çoğu zaman yalnızca kendi hikâyesini görür. Çektiği acının eşi benzeri olmadığını, kapandığı kapının bir daha açılmayacağını, yaşadığı gecenin hiç sabah olmayacağını düşünür. Oysa insanlık tarihi bize başka bir hakikati haykırır: İmtihan değişir, fakat Allah’ın sünneti değişmez.

Kur’an’ın bize anlattığı peygamberlerin hayatlarına baktığımızda, bugün “dayanamayacağım” dediğimiz nice sıkıntının aslında Allah’ın kullarını olgunlaştırdığı büyük imtihanların bir parçası olduğunu görürüz.

Musa (aleyhisselâm) önünde deniz, arkasında Firavun ordusu varken insanların gözünde bütün yollar kapanmıştı. Fakat o, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.” dedi. Kur'an-ı Kerim’in ifadesiyle deniz yarıldı ve imkânsız görünen yol açıldı.

Yunus (aleyhisselâm) ise denizin karanlığında, gecenin karanlığında ve balığın karnının karanlığında kaldı. İnsanların ulaşamayacağı bir yerdeydi. Fakat Allah onu orada da yalnız bırakmadı. O karanlıkların içinden yükselen duası bugün hâlâ müminlerin dilindedir:

“Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum.” (Enbiyâ, 21/87)

Yusuf (aleyhisselâm) önce kuyuya, sonra zindana düştü. Fakat kuyu onun sonu olmadı; zindan da kaderinin son sayfası olmadı. Allah onu kuyudan çıkarıp Mısır’ın yönetiminde önemli bir makama yükseltti.

İbrahim (aleyhisselâm) ateşe atıldı. İnsanların hesabına göre ateş yakacak, İbrahim yanacaktı.........

© Milat