Okurlardan teşekkürlerimle
Heidi Trautmann: “Yok olan sinema kültürü üzerineydi bir yazınız… Ben de size tüm kalbimle katılıyorum: Yeni Fransız ve İtalyan filmlerinin gösterildiği küçük sinemalar, büyük sinemalarda ise Amerikan kıtasını geçen at arabalarının yer aldığı ilk Western filmleri, Binbir Gece Masalları… Piknik sepetleriyle gittiğimiz açık hava sinemaları… Gözlük takmak zorunda olduğumuz ve film sahnelerinin adeta tenimize değdiği üç boyutlu o sinema gösterimleri… Ah evet, ne günlerdi o günler…” * Şener Sözer: “Hakkımız mahfuz kalmak üzere, ben ve benim gibi askerlerin, emekli olurken beylik tabanca hakkımızı, kendimize göre çok haklı nedenlerle zimmetimize almayıp, bırakmakla, ne kadar da doğru bir iş yaptığımızı bugünlerde çok daha iyi anlıyoruz…
Türkiye’mizde, emekli bir polisin evinde 5 adet silah, sayısız şarjör, mermiler ne arıyor Allah aşkına? Sonra da, zaten tedaviye muhtaç 13-14 yaşlarındaki oğulları, suçsuz günahsız 8 öğrencimizi ve 1 öğretmeni acımasızca katlediyor. Bu elim hadiseden bir gün önce, yine benzer bir olayda 16 öğrencimiz yaralanmış, şans eseri ölen olmamıştı… Hiçbir mazeretin arkasına sığınılamaz… Böyle bir olay, bağıra bağıra ‘geliyorum’ diyordu. Ülkeyi kutuplaşması, ya taraf olursun ya bertaraf, inananlar inanmayanlar, laikler anti-laiklik, mafya/silah/ucuz kahramanlığa özendiren diziler, şiddet içerikli haber programları vs. vs.. Olacağı budur…” * Dilek Yavuz Yanık: “Türkiye’deki son okul faciaları… Milli Eğitim bakanlığı, dahası hükümet, bu çok vahim sonuçları olan ciddi soruna karşı........
