Bulanık suda balık avlama
Geçen haftanın olayları çok önemliydi… Ama iç sorunlarına hararetle yumulan KKTC cenahından tüm bunlar şaşırtıcı bir refleksizlikle geçiştirildi… Bu konuda söylenmesi gerekenleri hasır altı etmeyeceğim ben izninizle… Naçizane ve şahsen… Batı dünyasında Kıbrıs sorunundaki adaletsizlik ve tutarsızlıkları vurgulayanlar kervanına veteran İngiliz siyasetçilerinden De Bois’in de katılması, zamanlaması açısından elbette ki kayda değerdir… Öncelikle belirtmekte yarar var ki, Kıbrıs konusunda Türk tarafının mağduriyetini ve haklılığını vurgulayanlar artık siyasette ve diplomaside emeklilik dönemlerini yaşayanlardır genellikle… Görev günlerinde bu tür doğrucu açıklamaları yapmazlar… Yapamazlar.. Çünkü yaparlarsa ülkelerinin ve kurumlarının tutucu siyasetlerine ters düşerler… Vicdanları ancak görevden ayrıldıktan sonra harekete geçebilen veteran günah çıkartıcılardır bunlar… *** Ha, görevdeyken bu tür cesur açıklamaları yapabilenleri ise “kaideyi bozmayan istisnalar” olarak kabul edebiliriz… Örneğin Annan Planı’na adını veren dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Rumlar tarafından “ohi” ile damgalanan meşhur planın reddinden sonra, bu planı onaylayan Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonun, verilen sözler düzleminde kaldırılması gerektiğine dair raporunu BM Güvenlik Konseyi’ne sunmuş, ama bunu kabul ettirememişti… Neden ettirememişti?…Çünkü........
