menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DEVE GERÇEKTEN DEVE Mİ? VE SALİH, ISLAH VE TOPLUMUN SESSİZLİĞİ!

21 0
17.03.2026

Semûd kıssasında dikkat çeken bir başka hayati unsur, Resulün ( Elçi)ismidir: SALİH.

“SALİH” kelimesi Arapça ṣ-l-ḥ kökünden gelir. Bu kök bozulmuş bir şeyi düzeltmek, faydalı hâle getirmek ve düzen kurmak anlamlarını taşır.

Bu yüzden SALİH insan, yalnızca iyi biri değildir. Aynı zamanda bozulmuş düzeni ıslah etmeye çalışan kişidir.

Kur’an’da sıkça geçen “amel-i sâlih” ifadesi de aynı kökten gelir ve doğru, faydalı, düzeltici işler anlamına gelir.

Dolayısıyla Salih ismi bir karakterden çok bir misyonu ifade eder:

MİSYON: BOZULMUŞ OLAN DEVE İLE SU KORELASYONUNU TEKRAR RAYINA KOYMAK!

Bozulan düzeni yeniden ADALETLE, HUKUK VE HAKKANİYETLE KURMAK, AYAĞA KALDIRIP İKAME ETMEK!

Kur’an’da ıslah kavramı toplumsal bir ilke olarak ortaya çıkar. Islah, yalnızca bireysel bir iyilik değildir.

Islah demek: bozulmuş düzeni düzeltmek, adaleti yeniden kurmak, hakları korumak demektir.

Bu ilke Hud Suresi 117. ayette açıkça ifade edilir:

ŞU AYETTE Kİ ÇARPICILIĞA BAKAR MISINIZ!?

“Rabbin, halkı kendi aralarında ve birbirlerine karşı ıslah edici olduğu sürece şehirleri helâk edecek değildir.”

Fakat Semûd kıssasında son derece önemli ve günümüzün de kanayan yarası bir duruma ayrıca dikkat çekilir!

Kur’an........

© İstiklal