Zılgıtların itirazı
Susmuyorlar, itaat etmiyorlar ve korkmuyorlar… Kimliğini, bedenini, emeğini sömüren, ezen bütün erklere ve onun oluşturduğu sisteme karşı yürüyorlar. Savaşın, şiddetin ve ölümün kutsanmadığı, eşitlikçi, demokratik, barışçıl, özgürlükçü bir ülkede yaşama talepleriyle yine haykırıyorlar.
Katliamlara inat var olma mücadelesini yürüten kadınlar yaşam alanlarını büyütmek ve eşit yaşam hakları için her yıl olduğu gibi; kadın cinayetlerine, kadına yönelik erkek şiddetine, kadın emeği sömürüsüne karşı yine günlerdir alanlardalar.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü takvimdeki sıradan bir yaprak değil; bir hafıza tazeleme, bir muhasebe ve en çok da bir kararlılık günüdür. Bugün, kadınların tarih boyunca ilmek ilmek işlediği hak mücadelesinin eksik kalanlarının hatırlatıcısıdır.
Bu günün köklerine indiğimizde karşımıza çıkan manzarada emek, direniş ve bedel ödenmiş bir eşitlik arayışı vardır. 1857’de New York’taki dokuma işçisi kadınların “daha iyi çalışma koşulları” için başlattığı o ateş, bugün hâlâ dünyanın dört bir yanında farklı biçimlerde yanmaya devam ediyor.
Gelinen modern dünyada kadınların kazanımları yadsınamaz. Bilimde, sanatta, sporda ve iş dünyasında cam tavanları kıran kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Ancak madalyonun öteki yüzü hâlâ karanlık. İstatistikler bize iyi şeyler söylemiyor.
Türkiye’de kadınların durumuna........
