Kürtleri temsil etmek
Şurası çok açık. Türkiye’nin Suriye sahasında elde ettiği yeni pozisyon, sadece bölgedeki dengeleri değiştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda kendi içimizde de pek çok ezberi bozacak.
Ankara’nın sözü coğrafyada muteber. Bu itibar sabırla örülen bir planın eseri. Şimdi yeni bir aşamadayız.
Şu günler, Suriye’deki entegrasyon sürecinin en kritik mayalanma süreci. Bugüne kadar terör dili ve araçlarıyla hareket eden bir yapının, artık siyaset üretmesi, meşru zeminlerde bunu yönetmesi gerekiyor.
ŞAM’IN SORUMLULUKLARI VE ANKARA
Elbette bunun sağlıklı biçimde yürümesi Şam’ın atacağı adımlara da bağlı. Sadece Kürtler değil, ülkedeki tüm azınlıklar için siyaset yapmanın ve sistemde temsil edilmelerinin önü açılmalı.
İşin bu tarafında Ankara, taraflara gerek tecrübe aktarımıyla; gerekse muhtemel anlaşmazlıkların çözüm iradesi olarak yardımcı oluyor. Sıkça vurguladığım gibi artık sınır güvenliği değil, Suriye’nin bütünlüğü ve bölgenin barışı esas alınıyor.
İÇERİDE NE OLUYOR?
İçeriye dönelim. Ocak ayının ilk haftalarında hızla gelişen olayların ve ortaya çıkan sonuçların Türkiye’deki etkileri üzerinde konuşmak gerekiyor.
Açıkçası PKK ve onunla bir şekilde irtibatı olan yapıların böyle bir sonucu öngördüklerini sanmıyorum. Örgütün bölgemizde ve küresel ölçekte olan biteni okumak bir yana, bir yandan hayal satıp diğer yandan durumu idare etmek dışında bir yaklaşımı olmadı. Sadece Öcalan’ın 27 Şubat’taki bazı analizlerini bunun dışında tutabiliriz.
KENDİSİNİ VAZGEÇİLMEZ GÖRMEK
PKK’nın, bölgede devlet dışı aktörlere yönelik “kapatıyoruz” anonsunu........
