Bütçe düzeldiyse enflasyon niye inatçı?
2025 bütçe gerçekleşmeleri açıklandığında ilk tepki netti: “İyi bir yıl kapattık.” Rakamlar bunu söylüyor. Bütçe açığı hedefin altında, faiz dışı fazla hedefin üzerinde. Açığın GSYH’ye oranı yüzde 4,7’den 2,9’a geriledi. Uzun süredir ilk kez maliye cephesinde somut bir toparlanma var.
Ama tam da bu noktada akla takılan soru şu: Bütçe bu kadar iyileşmişken, enflasyon neden hedefin çok üzerinde kaldı?
Önce fotoğrafı doğru koyalım. 2025’te bütçe, harcamalar kısıldığı için değil, harcamalar artmasına rağmen toparlandı.
Hem faiz dışı harcamalar hem de faiz giderleri yıllık enflasyonun üzerinde yükseldi. Yani ortada klasik bir “mali disiplin” hikâyesi yok.
Bütçeyi düzelten asıl unsur, gelir tarafındaki güçlü artış oldu.
Vergi gelirleri 2025’te yüzde 51.3 artışla yıl sonu enflasyonuna 20 puan fark attı.
Bu artışın omurgasını ise dolaylı vergiler oluşturdu.
Dolaylı vergilerdeki sıçrama tek başına önemli bir sinyal veriyor: Faiz zaman zaman reel getiri sağlasa da birkaç puan eksik kaldı. Tüketimden vazgeçirecek yeterli düzeyde olamadı.
Tüketimin kaynağı nereden geldi diye bakarsak ortada somut bir servet etkisini görürüz.
Altın fiyatlarındaki yurtdışı kaynaklı rekor artış bu alanda iyi bir stokçu olan Türkiye'ye yüksek bir servet etkisi yarattı.
Yaklaşık 5 bin ton altın stoku bulunduğu üzerinden hesaplama yaptığımızda yurtiçi yerleşiklerin 2025 başında 422 milyar dolar olan altın........© Habertürk
