menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dava Adamı Olmak

27 0
08.12.2025

Dava adamı olmak için önce “dava”nın ne olduğunu tanımlamak gerekir. Bir de günümüzde “dava”dan kimin ne anladığına bakmak elbette ki. Birçoğunun bu süslü sözün ardına sığınarak aslında peşinde koştuğu riyaset, makam, mevki, şan, şöhret, zenginlik, önemsenmek, hükmetmek, toplum içinde itibar sahibi olmak, önünde eğilinmesi, ceket iliklenmesi, her sözünün emir telakki edilmesi vs gibi şeyler midir dava. Öyle davaların peşinde nefsinin esiri olarak koşanların özellikle de son zamanlarda düştükleri içler acınası durumları müşahede ettiğimizde gerçek “dava” ve “dava adamlığı” adına ne kadar esef edilse, ne kadar üzüntü duyulsa azdır…

“Böyle kutsal kavramları o küçük ağızlarınızda küçültmeyin beyler…” diyesi geliyor insanın. Oysa “dava”; hakkın ve adaletin yeryüzüne hâkim olması davası değil miydi? Yaratana kulluk, yaratılana adalet, şefkat ve merhamet davası, “İlay-ı Kelimetullah”, “Nizam-ı Âlem” davası değil miydi? Allah yolunda nefsinden ve her şeyinden vazgeçerek şehadeti yürekten arzulamak, bu yolda ölmeyi her şeyden çok istemek, Peygamberler ve Sıddıklarla bir olunacağı müjdesine nail olmak değil miydi? Dünyadan, hatta ukbadan geçip, “terk”i dahi terk ederek o en Sevgiliye (sav)........

© Habername