Türkler — İmanın, Cesaretin ve Aşkın Muhafızları
Türkler — İmanın, Cesaretin ve Aşkın Muhafızları
Dr. Mansoor Malik — Aşk Krallığı (The Kingdom of Love)
I. Kökenler — Bozkırlardan Medeniyete
Türkler, dünyanın en eski ve en dirayetli halklarından biridir.
Hikâyeleri, Orta Asya bozkırlarında, sonsuz gökyüzü altında cesaret ve özgürlükle başlar.
Göktürkler, Uygurlar, Oğuzlar gibi kabileler; sadakat, aile bağı ve onur temelleri üzerinde güçlü birlikler kurdular.
Bu göçebe savaşçılar, dayanıklılığın sanatını öğrendiler — atı evcilleştirdiler, sert doğaya hükmettiler ve disiplini, bilgeliği ve gücü yücelten bir medeniyet kurdular.
Bu engin bozkırlardan batıya doğru göç ederek, İran’dan Anadolu’ya kadar devletler ve imparatorluklar kurdular.
Bu büyük yolculuğun doruğunda Selçuklular ortaya çıktı; Anadolu’da Rûm Sultanlığı’nı kurdular.
Onların ardından gelen Osmanlılar, üç kıtaya yayılan bir imparatorluk inşa ettiler;
altı asır boyunca doğu ile batıyı İslam’ın nuru altında birleştirdiler.
II. Türk Ruhu’nun Özünü Oluşturan Değerler
Türk milleti tarih boyunca cesaret, misafirperverlik, iman ve sadakat ile tanındı.
Kadim Türk töresi — töre — adalet, toplumsal düzen ve büyüklere saygıyı kutsal kabul etti.
İslam’ın gelişiyle birlikte bu töre, Kur’an’ın merhamet ve adalet ilkeleriyle bütünleşti.
Bugün dahi Türk kültürü sıcaklığını korur:
misafirlik kutsaldır, aile bağı kopmaz, yaşlılara hürmet vazifedir.
“Misafir, Allah’ın bir emanetidir.” — Türk Atasözü
Bu değerler sadece geçmişin hatırası değil, Türk kimliğinin bugünkü kalbidir.
III. Türk Kadını — Gücün ve Zarafetin Sütunları
İlk göçebe toplumlardan bugünkü Türkiye’ye kadar, Türk kadını gücün, zarafetin ve vakar’ın sembolü olmuştur.
Erkeklerle omuz omuza çalışmış, kabilelere liderlik etmiş, toplulukları yönetmiş ve nesiller yetiştirmiştir.
Hürrem........
