menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DEVRİMLER ÇAĞINDA BİR VEDA, BİR DEVRİM

45 0
11.07.2026

Aslında 1979 Devrimi ile adeta devrimler çağı başladı. İran İslam inkılabı, devrimler doğuran en kapsamlı küresel olgu oldu. Öylesine bereketli, sürekli ve yaşayan bir ruh ki bu; her nefesi, her hali, her hareketi, her yaşamı, her ölümü, her isyanı, her sloganı bir devrim veya devrim niteliğinde çarpıcı sonuçlar doğuruyor ve çarpıcı mesajlar içeriyor. Hamaney’in kendini bu değerler için feda etmesi de bunlardan biri… Bunu, bu devrimi, bu devrimleri etkisizleştirmek, bastırmak, görünmez ve anlaşılmaz kılmak, görmezden gelmek, gizlemek için harcanan çaba, zaman ve kaynakların tarihte eşi ve benzeri görülmemiştir…

“Trump Amerikan büyüklüğünden bahsederken, İran, 28 Şubat'ta ABD-İsrail hava saldırısında öldürülen Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney için altı günlük ulusal yas ilan etti. Zamanlama tesadüf değildi. Öldürülen liderin tabutu, Amerika'nın bağımsızlığını kutladığı gün devlet töreniyle sergilendi.

Tahran'da 10 milyondan fazla yaslının olması bekleniyordu . 100'den fazla ülkeden temsilciler katıldı. Ancak saatler önce, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 26 Haziran'da tüm ABD büyükelçiliklerine, katılımın ikili ilişkiler için sonuçları olacak bir 'düşmanca olmayan eylem' olarak değerlendirileceği konusunda ev sahibi hükümetleri uyarmaları yönünde gizli bir direktif yayınladığı öğrenildi. Birçok Afrika ülkesindeki ABD büyükelçilerinin, katılımın kalkınma yardımlarında kesintilere yol açabileceği konusunda uyarıda bulundukları bildirildi . Rubio, en az beş Arap ülkesine bizzat baskı yaptı.

Sonuç ne oldu? En az 13 ülke (Doğu Avrupa'dan üç, Afrika'dan beş, Basra Körfezi Arap ülkelerinden iki ve Doğu Asya'nın iki büyük gücü) heyetlerini geri çekti veya küçülttü. Bazılarının aracılar vasıtasıyla İran'dan özür dileyerek katılamama nedenlerini açıkladığı bildirildi.

Bu diplomasi değildi. Bu, bizzat keder üzerinde yetki iddiasında bulunan bir imparatorluktu. Bunun ne anlama geldiğini düşünün. Mitolojisini özgürlük ve kendi kaderini tayin etme üzerine kurmuş bir ulus, şimdi kimin yas tutabileceğine ve kimin tutamayacağına karar vermek için devasa diplomatik mekanizmasını kullanıyor.” www.middleeastmonitor.com/

Bu veda; şekli, anlamı, taşıdı değer ve mesaj, şekillendirici somut ve soyut tsunamileri ile dehşet derecede çarpıcı ve kuşatıcı küresel bir devrim. Sıradan bir veda değil; bir çağı geri getiren, bir çağı kapatan bir devrim. Sadece şimdiyi değil; oluşturduğu yeni denklemle geleceği şekillendirecek olan evrensel ölçekli bir devrim…

Bu bedenlerin yok edilmesi ile yok olacağını hesapladıkları her şey tam tersine daha bir coşkuyla köklendi ve yayıldı. “Ayetullah Ali Hamenei'nin cenaze törenlerini takip eden Batı basını, devasa katılımlı organizasyonu İslam Cumhuriyeti rejiminin halk desteğini tescilleyen ve Seyyid Ali Hamenei'yi "şehit bir otorite" olarak güçlendiren bir "zafer geçit töreni" şeklinde yorumladı.” https://ydh.com.tr/d/42162/bati-medyasinda-cenaze-soku-hamenei-olumun https://ydh.com.tr/d/42142/devrim-lideri-nin-cenazesi-de-abd-israil-e-meydan

Bu merasimlerden korktular. Zira bu bilincin, sahte algıları yıkıcı etkilerinin giderek daha etkin ve yaygın olarak ve daha doğru anlaşılacak mesajların etkinleşmesi ve yayılmasının bu törenlerle ilişkili olduğunu da biliyorlardı. Ve bu yüzden müthiş bir izolasyon ve engelleme çabasını devreye soktular. Ama toplamda 30 milyonu aşkın ve her ulus ve düşünceden insan yığınlarının bunu hissetmesi, anması ve anlamaya çalışmasına engel olamadılar. Sadece Kerbela’da 4 milyonluk baraj ve izolasyon aşıldı. https://ydh.com.tr/d/42165/kerbela-da-dort-milyonluk-veda-izolasyon-projes

BU BİR CENAZE TÖRENİ Mİ?

Hayır. Bu merasimde, sembolü sıkılı yumruk olan esas slogan “Ayağa kalklmalı” oldu ve elbette “intikam” ana mottoydu.

Elbette kayıp/lar büyük. Büyük ve değerli insanlar şehit edildi soykırımcı epstein cephesi tarafından. İmam da bu çağın en değerli İslam büyüğüydü ve küresel mutlak kötülükle mücadelede en ön saftaydı.

Bu bakımdan, hayatıyla, yaşamıyla ve ölümüyle/ölümü tercih etmek gibi evrensel bir kararla kanıtladığı, taşıdığı misyonla zamanın Ali’si, zamanın Hüsyeyin’iydi. Ve elbette yaşanan tüm süreçler zamanın Kerbela’sıydı.

Gerçekten de görkemliydi ve katılım rekor düzeyindeydi. “Milyonlarca kişi Tahran'da düzenlenen cenaze töreninde şehit Devrim Lideri Seyyid Ali Hamenei'ye veda etti. “ https://ydh.com.tr/d/42039/milyonlar-sehit-devrim-lideri-ni-ugurladi

Dün Ali’nin, Hüseyin’in aileleriyle birlikte kendilerini feda etmesi ne idiyse bugün de Hamaney ve diğerlerinin kendilerini feda etmeleri ama zilleti kabul etmeme mesajları aynıdır. Dün Kerbela ile verilen mesajlar bin dört yüzyıl sonra bugün de yine verildi. https://www.wsj.com/world/middle-east/iran-isnt-just-eulogizing-a-leader-its-sending-a-message-221c97e5 Ve bu mesajın kalbi Filistin’di. https://ydh.com.tr/d/42085/ayetullah-hamenei-nin-siyasi-mirasinin-kalbi-fi

İşin esas evrensel olan ve küresel algıları ve değerleri yıkacak can alıcı nokta........

© Gazete İpekyol