Yoksulluğun yönetim modeli
Ülke bilinçli bir şekilde yoksullaştırılıyor mu? Bu soruyu artık yüksek sesle sormanın zamanı geldi. Çünkü ortada yalnızca yanlış ekonomi politikalarının yarattığı bir tablo yok. Yıllardır milyonlarca insanın gelirinin eridiği, emeğinin değersizleştiği, borçlanmadan yaşayamaz hale geldiği, gençlerin geleceğini başka ülkelerde aradığı bir düzen var. Ve bu düzenin en büyük sonucu, yalnızca yoksulluk değil; yoksulluğa mahkûm edilmiş bir toplum yaratılmasıdır. Düşünün… İnsanın cebindeki para azalıyor. Maaşı daha eline geçmeden eriyor. Ev kirası, elektrik, doğalgaz, ulaşım, gıda derken geriye yaşamaya değil, sadece hayatta kalmaya yetecek kadar para kalıyor. Emekli yıllarca çalışıyor ama emekliliğinde insanca yaşayamıyor. İşçi üretiyor ama ürettiği zenginlikten payını alamıyor. Çiftçi tarlasından kazanamıyor. Esnaf siftah yapmadan kepenk kapatıyor. Sonra bütün bunların adı “ekonomik sıkıntı” oluyor. Oysa mesele yalnızca ekonomi değildir. Mesele, ekonomik gücü elinden alınmış insanın siyasi ve toplumsal gücünün de elinden alınmasıdır. Çünkü ekonomik olarak özgür olmayan insanın tercihleri de zamanla daralır. Karnını doyurmak için yardıma, çocuğunun okul........
