menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Buyurun, ‘Sıfır Komşu’ meselesine -3-

10 6
27.01.2025

Türk Devleti’nin, 100 yıllık nadastan ve gücünü kuvvetini topladıktan sonra, dış siyasette başlattığı ‘eksen düzeltme’ hamlesi, dışımızdaki düşmanlar ve içimizdeki uzantıları tarafından, ‘eksen kayması’ diye kötülenmişti. Bununla da yetinmediler; devletimizin ‘Komşularla Sıfır Sorun’ politikasını, ‘Sıfır Komşu’ diye küçümsediler. Uluslararası ilişkilerde her şeye rağmen öncelediğimiz ‘adalet ve mertlik’ duruşunu, ‘değerli yalnızlık’ diye alaya aldılar.

Oysa Türkiye, binlerce yıllık devlet tecrübesi ve aklıyla; ne yaptığını ve ne yapacağını çok iyi biliyordu. Eksen düzeltme ve sıfır sorun siyaseti de bu bilinç içinde yürütüldü. Bugün geldiğimiz noktada Türk Devleti, hem komşularıyla ve hem de kötücül istisnalar dışındaki tüm dünya ülkeleriyle fevkalade iyi ilişkiler geliştirmiştir, geliştirmektedir.

Dışımızdaki ülkelerle olan ilişkilerimizin kısaca değerlendirmesine, bir önceki yazımızda kaldığımız yerden devam edelim:

Azerbaycan:

‘Bir millet iki devlet’ söylemiyle, canımızın bir parçası olarak tanımladığımız can Azerbaycan’la olan ilişkilerimiz, ‘stratejik ortaklık’ boyutunun çok ötesine geçti. Devletler arasında ‘kardeşlik’ ilişkisi pek rastlanan bir şey olmasa da Türkiye-Azerbaycan dostluğu, gerçek kardeşliğin devletlerarası boyutunu ifade etmektedir.

Ermeni çetelerinin, bin yıllık Türk yurdu olan Karabağ’ı, emperyalistlerin desteğiyle 30 yıl boyunca işgal etmesi, iki Türk devleti arasındaki kardeşçe ilişkileri daha da güçlendirdi. Nihayet 2020 yılında, kahraman Azerbaycan Ordusu, kardeş Türkiye’nin de desteğiyle Karabağ’daki Ermeni çetelerini tepeledi. Karabağ azat oldu. Azerbaycan Türklerinin 30 yıl boyunca süren iç yangını söndü. Bir millet iki devletin onuru yüceldi. İçimizdeki yabancılar, iki Türk devletinin dayanışmasına; “Maalesef Türkiye, Karabağ Savaşında Azerbaycan’a yardım ediyor…” diye eseflense de, Azerbaycan Türkleriyle ilişkimiz, diplomasi kitabına sığmayacak düzeyde gelişiyor. Giderek ete-kemiğe bürünen Türk Devletleri Teşkilatı gerçekliği de bunun somut yansımalarından birisidir.

Ermenistan:

Malazgirt Savaşı’nda, zalim Bizans’a karşı bizimle müttefik olan Ermeniler, 19. Yüzyıl ortalarına kadar Türk Devleti’ne hainlik etmediler. Öyle ki, Osmanlı idaresi, Ermenileri ‘millet-i sadıka’ tanımlamasıyla onurlandırdı.

Amerikan Misyonerlik Teşkilatı’nın 1810’dan itibaren Osmanlı coğrafyasında başlattığı fitne-fesat hareketi,........

© Eurovizyon