HAYIR BAYIM: YANLIŞ KİŞİYİ KISKANIYORSUNUZ!
Kavalyerov, Babiçev’e karşı. Öyle eşit şartlarda bir mücadele değil bu. Bir yanda devrim kahramanı diğer yanda bir hiç ya da kendi ifadesiyle bir soytarı… Eski dünyaya özlemle yeni dünyayı tümden reddediş arasında gidip gelen duygular; bazı yerlerde hayal ile gerçeğin ayırt edilemediği flu sahneler…
Ukrayna doğumlu Sovyet yazar Yuri Oleşa, “Kıskançlık” ile bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Evet, o kapıdan içeri biraz soğuk giriyor ama kısa sürede adapte oluyorsunuz. Kitabın sonunda kendinizi daha diri, daha genç hissedeceksiniz.
Kendisini sokakta sefil bir haldeyken bulup evine kabul eden Andrey Babiçev, şimdi Nikolay Kavalyerov’un rakibi durumunda… Babiçev sadece birkaç sene önce gerçekleşmiş devrimin sembollerinden biri. Kavalyerov, rakip seçtiği Babiçev’in şahsında sisteme, işleyişe ve en önemlisi “yeni”ye başkaldırıyor.
Kavalyerov düz bir adam… Minnet duyması gereken Babiçev’e olan nefreti kişisel gibi görünse de değil. Sürekli Babiçev’i yorumlayıp duruyor; bununla yetinmeyip onun kendisi hakkında neler düşündüğünü tahmin ediyor. Sizce Nikolay, Andrey’in umurunda mı? Hiç zannetmiyorum…
Belirli bir rutinde ilerleyen hikaye bir anda makas değiştiriyor. Rahatlar bozuluyor, tercihler ön plana çıkıyor ve farklı dünya görüşleri iyiden iyiye kendini belli ediyor.
Nikolay kalk Ivan geldi
Yazının sonuna sakladığım bir gerçeği şimdi söylemek isterim: Nikolay Kavalyerov yanlış kişiyi kıskanıyor. Yani kıskanılacak asıl kişi Andrey Babiçev değil; Ivan Babiçev… Ivan da kim diye soruyorsunuz haklı olarak… Soyisminden de anladığınız üzere Ivan, Andrey’in ağabeyi… Son derece becerikli, pratik ve zeki. Andrey ise sistemin ürettiği bir makine gibi… Oleşa, ona güzel bir ünvan bağışlıyor ancak okuyucu hiçbir satırda........
