menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

97 31
25.01.2026

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Cavit Orhan Tütengil, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ve onlar gibi birçok Atatürkçü/ Demokrat kamuoyu liderinin öldürülmeleri, asla amaçsız genel bir terör sonucu ya da tesadüfi bir cinayetler zinciri değildi:

Bu hain suikastlar, hem doğrudan Atatürkçü/ Demokrat/Cumhuriyetçi kamuoyu liderlerini ortadan kaldırarak hem de her türlü solu ve demokratik oluşumu ezen 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbeleri için ortamı hazırlayarak, toplumun gittikçe sağcı/otoriter/ dinci kesimlerin etkisine ve denetimine girmesine yol açtı.

Ben de bu süreci anlatmak için dün, Cumhuriyet’ten “köşedaşım” yazar Zülâl Kalkandelen ve yine Cumhuriyet’ten genç gazeteci kardeşim Çağdaş Bayraktar ile birlikte, Kadıköy Belediyesi’nin, Tarih, Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi TESAK olarak halkın hizmetine sunduğu eski Kaymakamlık binasında düzenlediği, DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ŞEHİTLERİ ANARKEN başlıklı bir panele katıldım.

Önce “DEVRİM” olgusunu, birbiriyle doğrudan bağlantılı olan iç içe geçmiş olan terim ve kavramları, analitik olarak birbirinden........

© Cumhuriyet