CHP’nin dönüşümü: Merkez kitle partisinden kurucu irade hareketine-1
CHP, kurduğu devlet aygıtını son 25 yıldır sevk ve idare eden Erdoğan rejiminin çok yönlü saldırısı altında önemli bir dönüşüm geçiriyor. 19 Mart Darbesinin ardından Mutlak Butlan kararının da bu dönüşümü hızlandırdığı görülüyor.
Erdoğan rejiminin CHP gibi Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran iradenin temsilcisi bir merkez partiye düşman ceza hukuku uyguluyor olması, “dün bana, bugün sana” denilerek geçiştirilecek bir olgu değildir. Zira en geniş eko-sistemi ile CHP’lilik, bildiğimiz Türkiye’nin bizzat kendisidir. Çocuklarının kulağına “hurafelerden uzak dur, inancını kendi içinde yaşa, bilimle, sanatla uğraş, ailene, ülkene, insanlığa yararlı ol” diye fısıldayanlardan söz ediyorum. Bu norm ve değerler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerleridir. Devlet katında ve kamu politikalarında çok uzun zamandır değersizleştirilmiş, son onlu yıllarda ise tasfiyesine girişilmiş olsa da bu norm ve değerler, Türkiye halkının kahir ekseriyetinin benliğindeki tazeliğini korumaktadır. Ben bu toplumsal olguya kısaca “Folk-Kemalizm” diyorum.
FOLK-KEMALİZM
“Folk-Kemalizm” (Halk Kemalizm’i) hem bir hakikat rejimini (laiklik), hem Aydınlanmacı ilkeyi (özgür irade sahibi yurttaşlık statüsü), hem Cumhuriyetçiliği (halk egemenliği), hem de Çağdaşlığı (bilim ve sanatın önceliği) içeren kolektif bir düşünce ve duygu durumudur. Görüldüğü gibi burada, ülke yönetme iddiasındaki bir siyasi parti programından fazlası söz konusudur. Burada sözü edilen modern bir ulusun kuruluş ilkeleridir ve çağdaş siyasal yelpazenin bildik tüm unsurlarını içinde barındırır. Dolayısıyla “Folk-Kemalizm’in” politik sosyolojisi, parti örgütü olarak CHP’den oldukça fazla bir temsile sahiptir.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilke ve değerlerinin saldırı altında........
