BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER! Fahrizade’ye Mersiye
Yüz yire kodı lütf ile gül-berg-i ter gibi
Sandûka saldı hâzin-i devrân güher gibi*
***
Örtülmez nuru gecenin kara yas örtüsüyle, asla
Kapanmaz iki cihanın ışığı, kapansa da günün kapısı.
Bırakın güneşi kendi azmine, battı desen batar mı?
Söndü sanırsın, oysa doğmaktadır yeni bir aşkla,
Allanır tan gülü, görülür sabahın karnında gönüllü.
Kim dile getirebilir ahiri, o baştan fahri adıyla,
Zağros dağlarından, Tahran rüzgârlarından başka?
***
Düşmanın merdi namerdi, hem âlimi zalimi var,
Nice yanar durur eyvallah, varlığın cevheriyle halis.
Dostun kendini beğenmişi, serden geçmişi var,
Acının gecesi gündüzü yok, uyutmaz Karun suyunu.
Uyumaz beş yiğit deniz, beş bilge millet yasta,
Giyinir kutlu ruh gömleğini, kamu makasıyla biçilen.
Bağların güvenliği için, halkın yediği içtiği için,
Ay gibi parlar gelir nöbet yerine, gönlüyle muhlis.
***
Öldü........
