KADIN OLMANIN SESSİZ GÜRÜLTÜSÜ
Kadın olmak çoğu zaman yüksek sesle anlatılmaz; daha çok sessiz bir gürültü gibidir. Dışarıdan bakıldığında sakin, hatta sıradan görünen ama içinde sürekli bir uğultu taşıyan bir hal. Her gün biraz daha büyüyen, biraz daha ağırlaşan bir uğultu bu. Kimseye çarpmadan yürümeyi, kimseyi rahatsız etmeden var olmayı öğrenmiş kadınların ortak sesi.
Kadın, daha çocukken tanışır sınırlarla. Nerede güleceğini, ne zaman susacağını, nasıl oturacağını öğrenir. Erkek çocuğa “düşersin” denirken, kız çocuğa “ayıp” denir. Böyle böyle şekillenir bedenle birlikte ruh da. Ve kadın, bir noktadan sonra kendi içindeki sesi bile kısarak yaşamaya alışır.
Toplum kadına çok şey öğretir ama kendisi olmayı öğretmez. Fedakarlığı öğretir, sabretmeyi över, güçlü olmayı yüceltir; ama yorulma........
