Uğur Mumcu'nun Ardından
33 yıl önce 24 Ocak 1993 tarihinde, Atatürk sevdalısı değerli Gazeteci,Yazar ve Akademisyen Uğur Mumcu, esas failleri hala bulunamayan karanlık eller tarafından gerçekleştirilen hain bir suikaste kurban gitmişti.
Mumcu, yazıları ve konuşmalarında laikliğin önemini her vesile ile vurgulardı. Karanlık günlerin gelişini o yıllarda gören Uğur Mumcu, laikliğin aşındırılmasına yönelik eylem ve söylemler konusunda topluma her vesileyle uyarırdı. "Cuma İzni" başlıklı yazımı kaleme alırken, Mumcu, üniversitelerimizin ve medyamızın önemli bir bölümünün günümüzdeki derin sessizliğine tanık olsaydı ne yazardı diye düşünmeden edemedim.
Uğur Mumcu yazılarını her zaman beğeni ve heyecanla okuduğumuz bir gazeteciydi. Mumcu'ya yönelik suikast, aynı zamanda, kısa sürede birbirini izleyecek diğer cinayetler dizisinin de meşum bir halkası ve bugün yaşadığımız “karşı devrimin” ayak sesleriydi. Bu hain suikasti bir kez daha lanetliyor, Demokrasi Şehidimiz Uğur Mumcu’yu rahmet ve özlemle anıyoruz.
Suikastı gerçekleştirenler Uğur Mumcu’yu yok edemediler. Pek çok genç gazeteci çıktı Mumcu’nun ölümünden sonra. Bayrağı devraldılar. Çok güzel de taşıyorlar. Tükenmedi Mumcular vurulmayla. Araştırmalarıyla pislikleri, dolandırıcılıkları, soygunları, ahlaksız ilişkileri gün yüzüne çıkarıyorlar.
Kimi zaman düşünüyorum Uğur Mumcu sağ olsaydı günümüz siyaset, ekonomi dünyasını nasıl değerlendirirdi? Siyaset, cemaat, tarikat ilişkileri konusunda neler yazardı? Uyuşturucu maddelerin........
