menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hareket Ordusu Komutanı Sadrâzâm Mahmut Şevket Paşa’nın öldürülmesi (11 Nisan 1913)

14 0
yesterday

Hareket Ordusu Komutanı Sadrâzâm Mahmut Şevket Paşa’nın öldürülmesi (11 Nisan 1913)

İtalya'nın Libya'ya saldırmayasıyla Berlin'de askeri ataşe olarak görev yapan Enver Paşa, İstanbul'a gelerek Sultân Reşat'la görüşmüş, onun emir ve müsâdeleriyle güvendiği bir avuç subayla Libya'da İtalyanları sahile çivilemişti.

Bütün zorlamalarına rağmen amacına ulaşamayan İtalyan'ın Libya'yı işgâlini kolaylaştırmak için büyük devletler Balkan ülkelerini Türkiye’ye saldırttılar. 8 Ekim 1912'de Karadağ Prensliği, 10 gün sonra Bulgaristan ile Sırbistan, ardından Yunanistan saldırıya geçti. 

Bu sırada Abdülhamit Hân’ın tahttan indirilmesinde önemli rol oynayan Gâzi Ahmet Muhtar Paşa Sadrâzâm makamında idi. Ancak mâkâmı ele geçirmek isteyen Kıbrıslı Kâmil Paşa ile Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin ayak oyunlarına dayanamayıp istifa etti. Şeyhülislam Cemalettin Efendi'nin desteğini alan 82 yaşındaki Kâmil Paşa iktidarı ele geçirerek Sadrâzâm oldu. 

Fakat ne Sadrâzâm (Başbakan) Kâmil Paşa, ne de Harbiye Nâzırı Nâzım Paşa bu savaş yükünü kaldırabilecek çapta insanlar değillerdi.

Nitekim her yönden yapılan Sırp, Bulgar ve Yunan saldırıları neticesinde yüzlerce yıl sonra, İşkodra, Yanya ve Edirne dışında Balkanlar’ı kaybettik.

Bulgarlar, ikinci ordularıyla kuşattıkları Edirne'yi geride bırakarak, birinci ve üçüncü ordularıyla Başkent İstanbul'u neredeyse kuşatmaya alacaklardı. Çatalca hattında zor durduruldular.

İşte böyle bir ortamda 3 Aralık 1912 tarihinde ateşkes imzalandı. Ateşkes şartları; Libya’da İtalyanlara karşı kurduğu düzenli orduyla savaşırken hemen yanıbaşımızda cereyan eden Balkan Savaşı için yurda çağırılan başta Kurmay Yarbay Enver Bey (Paşa) olmak üzere pekçok vatanperveri çileden çıkardı.

Çünkü ateşkes anlaşmasının içeriğinde akılalmaz maddelerden birisi şuydu: "Bulgarlar kuşatma altında tuttukları Edirne'den tren geçirtmek suretiyle Çatalca önlerinde bulunan askerlerine her türlü yiyecek yardımı yapabilecek, ancak Türkler Edirne'de direnen Şükrü Paşa'ya trenle yiyecek gönderemeyecekti." (Nitekim Şükrü Paşa yeterli cephanesi olmasına rağmen açlığa yenilmiş ve 5.5 ay sonra teslim olmak zorunda kalmıştı.)

İşte ateşkes anlaşmasındaki bu madde ve arkasından 16 Aralık'ta İngiltere Dışişleri Bakanı Edward Grey'in başkanlığında Londra'da toplanan barış görüşmelerinden netice alınamadan 6 Ocak 1913'te dağılması ve sonrasında Başbakan Kâmil Paşa'nın, Dolmabahçe’de toplanan Şûara üyelerine, başta İngiltere olmak üzere zamanın büyük devletlerince gönderilen "Edirne'yi Bulgarlara verin, Adalar sizde kalsın" notasına çözüm bulalım demesi bardağı taşıran son damla oldu. (18 Ekim 1912 Uşi Anlaşmasında zâten Libya karşılığında Adalar bizde kalmıştı.)

Yaşanan gelişmeler karşısında içi içini kemiren ve vatan topraklarının ayakları altından........

© Yeni Akit