Okul güvenliği mi?
İçişleri bakanı, “Çocuklarımızı dijital radikalleşmeden, çeteleşmeden, şiddet kültüründen korumak istiyoruz” deyip “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı”ndan söz ediyor. Bakanın açıklamasına göre bu kalkan, “Risk ve tehdit analizi, fiziki güvenlik, davranışsal erken uyarı, psikososyal destek, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, kurumlar arası iş birliği ve kriz farkındalığı eğitimi” konularını içeriyor.
Bakanın bu açıklaması, AKP’nin strateji belgelerinde ve müfredat açıklamalarında olduğu gibi, okuyana ilk anda olumlu gelen, ancak çoğu kez içi doldurulamayan ve gerçeklerle bağdaşmayan bir açıklama oluyor.
Çünkü bu açıklama, bir yanıyla çocuklarımız dijital radikalleşirken, çeteleşirken ve de şiddet kültürüne maruz kalırken, iktidarın bu olumsuz gelişmelerin zamanında ayrımına varamadığını ya da bunları önemsemediğini gösteriyor.
Öte yandan bu açıklama, insana güven vermiyor. Çünkü ümmetçi ve II. Abdülhamit hayranı olup Kudüs’ün gelecekte Türkiye topraklarına katılacağını düşleyerek gerçeklerden kopuk olduğu anlaşılan bir kişinin, sorunları sağlıklı olarak irdeleyip çözümler üretmesi pek mümkün görünmüyor.
Oysa çocuklarımızın dijital radikalleşmesi de, çeteleşmesi de, şiddet kültürünü yaşaması da, ağırlıklı olarak AKP iktidarının karar ve uygulamalarından kaynaklanıyor. İçişleri Bakanı'nın açıklaması, insana bile bile bozuk gıda yedirip ardından mide tedavisine kalkışılmasına benziyor. AKP tutum değiştirmedikçe (ki değiştirmeyeceği biliniyor), çocuklarımızın dijital radikalleşmesini önlemenin mümkün olamayacağını görmek gerekiyor.
Çünkü ülkemizde gençlerin dijital radikalleşmesine yol açan olaylar, hemen her gün yaşanıyor. İletişim olanakları nedeniyle ortaokul ve lise öğrencileri de yetişkinler gibi neredeyse tüm olaylardan haberdar oluyor ve etkileniyorlar.........
