menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni okumalara doğru

2 0
latest

İki haftalık zorunlu aradan sonra yeniden başlarken yazdıklarımda biraz aşırı görünen bir kişisellik bulanlar olabilecektir. Bunun için hazır ettiğim özrümü hemen belirtmiş olayım. Öyle düşünen okurlar olursa, kusuruma bakmasınlar.

Efendim, benim delikanlı bir torunum var, halkımızın güzel bir alışkanlığına uyarak söylemek isterim, ellerinizden öper. Birkaç hafta önce üniversite eğitimine başladı. Çok iyi bir öğrencidir, bütün sınavlarda istediği her alana yönelebilecek dereceler elde etmişti. Psikolojiyi seçti. Günümüzün gençlerinde böyle yaygın denebilecek bir eğilim var sanki. Çocuklar her an karşılaşabildikleri kötülüklerin sorumlusu olarak gördükleri kişilerin sağaltılmasıyla dünyanın daha yaşanabilir kılınabileceğini mi düşünüyorlar acaba?

Ne kadar uğraştıysam caydıramadım. Gerçi uğraşlarım yeterli desteklere sahip değildi. Oysa o annesiyle babasının sağladığı özgürlük ortamı içinde hiç ödün vermedi ve bir eski kuşağın zavallıca çabalarını boşa çıkardı. Bundan böyle sana düşen, o çocuğun seçtiği alandaki yukarıda açığa çıkan cehaletini tez elden giderip yaş ve coğrafya farkının yarattığı iletişim kopukluğuna yeni bir olumsuzluk eklememektir, diye düşündüm kendi kendime. İlk bakışta mantıklı görünüyordu. Ama bu yaştan sonra ruh bilim öğrenciliğine başlayacak halimiz mi var, sorusu da hemen ardından geliyordu.

Tam o sıralarda, İnci Boyacıoğlu hocamızın buradaki ilk köşe yazısını okudum. Yazı şöyle bitiyordu: “ (…) iki haftada bir çarşamba günleri sosyal psikoloji alanının birikimine yaslanan yazılarla soL Haber’de olacağım.” 

Eh, “körün istediği bir göz” diye başlayıp biraz değiştirerek devam edelim: “sonunda buldu iki göz”. Daha ne olsun?

İnci hocamızın ikinci yazısı da kalem oynatmaya uygun geldi üstelik:

“(…) hayal kurmak sağlıklıdır. Benim düşlediğim dünyada, turizm psikologlarının da dahil olduğu büyük bir ekip var ve biz emekçiler için en muhteşem tatil kategorilerini planlıyorlar. Onların hayal güçlerinin insani bir dokunuşa dönüşebildiği her yerde dünya daha da güzelleşiyor…”

Doğrudur, hayal kurmak sağlıklıdır. O kadar da değil, hayal kurmadan hiçbir şey kuramazsınız. Kim bilir, yazarken ve konuşurken Marx’ın o sözlerini ne kadar........

© soL