Vicdan, insanın sahip olduğu ve kendisini insan kılan yegâne özelliğidir. İnsanın yapıp ettiklerini tarafsız bir şekilde eleştiriye tabi kılan ve ona söylenmesi gerekeni direkt söyleyen tek özelliğidir. Hakikatin saf hali ile insanın buluşmasını sağlayan temel bir özelliğidir. İnsanların adalet ve barış içinde yaşamasını sağlayan ve bu konuda her insan tekinde mevcut bulunan hassasiyetin nedenidir.

Vicdan, iyiliğin yapılmasında bir üstünlük arayışında bulunmamasını sağladığı gibi kötülüğe karşı çıkışında da çıkarı öteleyen bir yaklaşımın kurucu unsurudur. İnsanı kendisine karşı yabancılaştıran bütün unsurlara karşı panzehir olan vicdan, insanın diğer insanlarla ilişkilerini ahlak temelinde kuran önemli bir zeminin kurucu unsurudur.

Gündelik rutin hayatın kendi akışı içinde vicdan kirlenmeye başlar ve üstü örtülerek onu perdeler arkasına iter. Gündelik yaşamın ağır kokusu ise vicdanı körelten bir özellik taşır. Gündelik yaşam, süreklileşen bir şekilde vicdanı uyutan ve vicdanın gündem dışına çıkmasını sağlayan bir zeminin kurucu unsurudur. Hayat ağırlaşarak insanı kendi insanlığından uzaklaştıran bir özellik taşır. Yaşamın ağırlaşan şartları ise insanı şartlar içinde özgürlüğünü esarete dönüştürerek vicdanı yokluğa tevdi eder…

Yapay zekâ ve sanal âlem üzerinden doğal olan vicdanın yokluğa tevdi edildiği zamanlara erişmiş bulunmaktayız. Gazze meselesini, bu uyutulmuş ve yaşamın dışına itilmiş bir vicdanın yeniden ayağa kalkmasını sağlaması bakımından taşıdığı önemi izah etmeye ise gerek yoktur! Çünkü vicdan kendisini sert bir şekilde uyaracak hamlelere ihtiyaç hisseder. Vicdan, kendi uyaranlarını sert bir biçimde uyarıcılara göre ayarlamaktadır. Gazze’de katliam ve soykırım sürecinin uzaması vicdanın uyanışına yönelik yaptığı baskı ile gündeme taşınmaktadır. Bu sert süreç her insan tekinin insan olma haysiyeti bağlamında yeniden uyanışını sağlayacak bir zemine süreklileşen bir güç katmaktadır.

ABD’de üniversitelerde başlayan Filistin meselesine taraf olarak eylem ortaya koyması, hocaları tarafından desteklenmeleri ve meri iktidarın buna karşı şiddet sarmalını devreye koyması, üniversite protestolarını Kanada ve Avrupa ülkelerine de taşımış görünmektedir. Üniversitelerde başlayan sürecin geniş halk katmanlarına sirayet etmesi Filistin meselesini çözüme doğru sürükleyecek bir zemini hayata geçirecektir. Yedi ayı geride bırakan Filistin meselesi ve Gazze’deki soykırım vicdanları ayağa kaldırması gereken temel bir özellik olarak varlık sahasına çıkmaktadır.

Ama temel bir sorun var: İslam coğrafyası yeterince ayağa kalkacak bir belirti göstermemektedir. İktidarların suskunluğu yanında halkın geniş katılımlı protesto eylemleri yapamaması da ayrıca dikkate şayandır. Yapılan eylemlerin katılımının düşük oluşu, süreklileşerek devam eden eylemlerin ise yeterli bir etkiyi göstermemesi de bir gösterge olarak önümüzde durmaktadır. Batılı vicdan Gazze meselesinde hep bir uyanış hamlesi yapmaya yönelik bir tepkiselliği içerdi. Ama müslüman ülkelerde bu tepkiyi bulmakta hep zorlandık. O yüzden batılı vicdan, kendi iç mekaniği içinde uyanışa daha yakın durmakta iken, müslüman vicdan ise uyanışa yönelik daha bir kapalı olmaya yakın durmaktadır. Batılı vicdan şiddete rağmen ayağa kalkmakta ve kendi insanlığını yeniden keşfederken, müslüman vicdan bir şiddet olgusu olmamasına rağmen yine de yeterli bir uyanış emaresi gösterememektedir.

Bu olgu üzerine daha derinden düşünmekte yarar var. Ne oldu ki, müslüman vicdan, bütün uyaranlara rağmen ayağa kalkmakta zorlanmaktadır? Konfor mu, korku mu, anlam yitimi mi, nedir onu vicdandan uzak tutan şey?

Batılı solcular, Filistin meselesini birincil sorumluluk alanı olarak algılayarak ona göre tepkiler oluştururken, Türkiye ve diğer müslüman ülkelerdeki solcular da ise hiçbir kıpırtı bile yok… Hatta Filistin mücadelesini ve mücahitlerini terörist diyerek suçlamaya yönelmektedirler.

Yahudi sermayesinin müslüman ülkelerdeki etkisi solcuları daha mı fazla sarmalamaktadır?

Müslüman ülkelerin iktidarlarının Yahudi sermayesi ve otoritesi altında ezildiklerini bir kez daha gözlemledik… Netanyahu’nun parmak sallayarak ‘sizin iktidarınızı ben koruyorum’ demesini bile içlerine sindirmiş bir iktidar olgusundan söz ediyoruz. Bu durumda vicdanın uyanması, ayaklanması ve kendi insanlığını yeniden kurması beklenemez bir olgudur. Önce bu kölelikten ve istikbardan kurtulmanın yolu, yordamı ve önemi idrak edilmelidir…

‘Güneş batıdan doğacak’ özdeyişinin anlam kazandığı zamanlar yaşıyoruz. Hâlbuki güneşin doğudan doğması kendi tabiatı gereği doğru olandır. Ama kim vicdanını ayağa kaldırırsa o güneşini doğuracak şartlara haiz olacaktır. Çaba ve gayret, adalet ve hakkaniyet her zaman güneşin doğuşunu hızlandıran özelliklerdir.

Vicdan, özgürleşildiği oranda kendini açığa çıkaran bir olgudur. Özgürleşmeden vicdan sahibi olunamaz! Özgürleştikçe vicdan kendi ayakları üzerine kalkacak ve insana kendi insanlığının tadını tattıracaktır. Batılı insan, vicdanının sesini duyarak ve onun gereğini yerine getirerek varlık kazanmaktadır. Filistinli bir çocuğun, kadının, babanın ve yetimin duygusunu kendi duygusu olarak idrak ederek varlık kazandığı için kendisine yöneltilmiş şiddeti hiçe sayabilmektedir. Son yedi aydan beri sürekli artarak çoğalan müslüman olma hikâyeleri de bu gerçeği gözler önüne sermektedir.

Müslümanlar için; “Ey iman edenler, iman ediniz” emri ilahisini yeniden duymak ve onun gereğini yerine getirmekten başka seçenek kalmamıştır. Yeniden iman etmeyen Müslümanların vicdanlarını örten bu baskıcı yaşam tarzından kurtulmaları mümkün görünmemektedir. Gazze gibi soykırım uygulanan bir yerin gözler önünde süren katliamı bile eğer o vicdanı uyandırmıyorsa ortada çok ciddi bir sorun var demektir… Tez elden yeniden iman ederek vicdanını ayağa kaldırmak ve bu dünyanın geçici tabiatını doğru idrak ederek ahiret için gereken hazırlıkları yapmaya yönelmek tek çıkış yoludur…

Abdulaziz Tantik

MİRATHABER.COM -YOUTUBE-

YAZARIN DİĞAER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

QOSHE - Gazze Vicdanı Uyandırıyor Mu? - Abdülaziz Tantik
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gazze Vicdanı Uyandırıyor Mu?

20 1
30.04.2024

Vicdan, insanın sahip olduğu ve kendisini insan kılan yegâne özelliğidir. İnsanın yapıp ettiklerini tarafsız bir şekilde eleştiriye tabi kılan ve ona söylenmesi gerekeni direkt söyleyen tek özelliğidir. Hakikatin saf hali ile insanın buluşmasını sağlayan temel bir özelliğidir. İnsanların adalet ve barış içinde yaşamasını sağlayan ve bu konuda her insan tekinde mevcut bulunan hassasiyetin nedenidir.

Vicdan, iyiliğin yapılmasında bir üstünlük arayışında bulunmamasını sağladığı gibi kötülüğe karşı çıkışında da çıkarı öteleyen bir yaklaşımın kurucu unsurudur. İnsanı kendisine karşı yabancılaştıran bütün unsurlara karşı panzehir olan vicdan, insanın diğer insanlarla ilişkilerini ahlak temelinde kuran önemli bir zeminin kurucu unsurudur.

Gündelik rutin hayatın kendi akışı içinde vicdan kirlenmeye başlar ve üstü örtülerek onu perdeler arkasına iter. Gündelik yaşamın ağır kokusu ise vicdanı körelten bir özellik taşır. Gündelik yaşam, süreklileşen bir şekilde vicdanı uyutan ve vicdanın gündem dışına çıkmasını sağlayan bir zeminin kurucu unsurudur. Hayat ağırlaşarak insanı kendi insanlığından uzaklaştıran bir özellik taşır. Yaşamın ağırlaşan şartları ise insanı şartlar içinde özgürlüğünü esarete dönüştürerek vicdanı yokluğa tevdi eder…

Yapay zekâ ve sanal âlem üzerinden doğal olan vicdanın yokluğa tevdi edildiği zamanlara erişmiş bulunmaktayız. Gazze meselesini, bu uyutulmuş ve yaşamın dışına itilmiş bir vicdanın yeniden ayağa kalkmasını sağlaması bakımından taşıdığı önemi izah etmeye ise gerek yoktur! Çünkü vicdan kendisini sert bir şekilde uyaracak hamlelere ihtiyaç hisseder. Vicdan, kendi uyaranlarını sert bir biçimde uyarıcılara göre ayarlamaktadır. Gazze’de katliam ve soykırım sürecinin uzaması vicdanın uyanışına yönelik yaptığı baskı ile gündeme taşınmaktadır. Bu sert süreç her insan tekinin insan olma haysiyeti bağlamında yeniden uyanışını sağlayacak bir zemine süreklileşen bir güç katmaktadır.

ABD’de üniversitelerde başlayan Filistin........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play