menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sanatta hafızanın rolü

10 7
monday

Sanat eserlerinin temel figürü imgedir bence. Nedir imge diye sorulsa, bir nesnenin, varlığın ya da olayın hafızadaki gölgesidir derim. Gölgesidir, yani görüntüsü… Çünkü yoktur gerçekte. Gerçeğin hafızamızda kalan ‘hayali’dir. Gölge kalmıştır ama gerçeği zamanın rüzgârınca silinmiştir. Hatırlamakla ilgilidir, hatıranın hafızadaki izidir imge.

O hâlde şöyle diyebilir miyiz? Sanat eserinin en önemli öğesi olan imgelerin kökleri geçmiştedir. Hafıza, geçmişte olup bitmiş şeyleri hıfzeden bir depodur. Sanat eserindeki imgeler, bu depoda bulunur, ama depoya düşmeden önce geçmişte yaşıyordu. Yaşarken imge değildi, somut bir varlıktı. Yok oldu, ancak hafızada görüntüsü, izi kaldı. Çağrışım dediğimiz şey hatırlama mekanizmasını harekete geçirince bilinç düzeyine çıkıp sanat eserine yansıyacaktır. Örneğin resimde bir figür olarak yerini alacak, şiirde ise bir imge olarak dizeler arasında bir yere -kendine en uygun mekâna ve zamana- kurulacaktır.

Buradan hafızaya, hafızanın sanattaki önemine gelmek istiyorum. Hafıza, sanatkârın bilinç dışında bulunan deposudur. Sanat eserleri ana gıdalarını oradan alır. Bu noktada hafıza denilen deponun en önemli bölümü, çocukluk dönemiyle ilgili anılar/ izlerdir. Nitekim Sigmund Freud da........

© Karar