menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Astana’dan Yükselen Türk Dünyası Yüz Yılı

16 0
15.05.2026

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Astana’da yankılanan "Önümüzdeki dönemi Türk Dünyası Yüzyılı yapacağız" beyanı, alelade bir diplomatik nezaket ifadesinin çok ötesinde, Avrasya coğrafyasının jeopolitik fay hatlarını yeniden şekillendirecek tarihsel ve stratejik bir kırılma noktasına işaret etmektedir.

Bu iddialı çıkışı doğru okuyabilmek için, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin yapısal dönüşümünü, küresel güç merkezlerinin kayma aksıyla birlikte analiz etmek zorundayız. Tarihsel perspektiften bakıldığında, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’larda büyük bir coşku ancak kurumsal tecrübesizlik ve ekonomik imkânsızlıklarla başlayan Türk dünyası entegrasyonu çabaları, bugün artık rüştünü ispat etmiş, ayakları yere basan stratejik bir ortaklığa evrilmiştir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından takdim edilen Ahmet Yesevi Özel Devlet Nişanı, tam da bu tarihsel sürekliliğin, manevi ve siyasi köklerin kurumsal bir tescili niteliğindedir; zira Yesevi vizyonu, Türk dünyasının entelektüel ve kültürel haritasının harcıdır.

Bugün Ankara ve Astana aksında somutlaşan irade, küresel sistemin tek kutupluluktan çok kutupluluğa evrildiği, Batı merkezli hegemonik yapıların zemin kaybettiği ve Doğu ile Batı arasındaki köprülerin yeniden tanımlandığı bir fetret devrinde, Türk dünyasını bir nesne olmaktan çıkarıp........

© İstiklal