Bu yasa kimin için?
Kimse amacı ne olursa olsun terörlü kavgalı bir hayat istemez. Terör sadece insanları öldürmez toplumsal değerleri de yok eder, duygudaşlığı ortadan kaldırır, sosyal bünyede çatlaklar açar. Merhamet ve acıma duygusunu örseler. Hele bu etnikçilik zemininde yapılan bir terörse birbirine düşman kamplar yaratır. Onca cinayete rağmen böyle bir ayrışmanın olmamasının sebebi, ortak değerlerimizin farklılıklarımızdan fazla olması, birleştiren bağlarımızın ayıranlardan çok olmasıdır. Onun için terör bazı yaralar açtıysa da bin yıllık kader birliği fazlasına müsaade etmedi.
Evet terör bitmeli, ama ayrılıkçılık- bölücülükte bitmeli. Demokrasi olmalı ama demokrasi terörün hedeflerine bu yolla ulaşmanın aracı olmamalı, araçsallaştırılmamalı. Terörü bitirmenin yolu amasız fakatsız her türlü şiddeti reddetmektir.
Bugün PKK ve bileşenleri açısından böyle bir ret göremiyoruz. Tam tersine –pişman olmuş halimiz var mı?” diyenleri görüyoruz. Onu amaçlarına alet etmek isteyenleri, baskı ve şantaj aracı olarak kullananları görüyoruz. Terörist başına önder, terör örgütüne ulusal kurtuluş örgütü diyenlere tanık oluyoruz. Bu zihniyetle terör biter mi?
Terör sadece silahlı olandan ibaret değildir. Bir de silahsız olanı var. Bu yasa ile belki silahlı olanı biter ama aynı şeyi silahsız terör için söylemek mümkün değildir. Silahsız terör, terör tehdidi ile bölücülük yapmaktır. Ülke ve millete terörü göstererek diz çöktürmeye çalışmaktır. Bu kapıdan girerek ülkeyi etnik parçalara bölecek çalışmalar yürütmektir. Biz terörü bıraktık haydi sizde üniter yapıdan vazgeçin, istediklerimizi verin, yoksa yine silaha döneriz demektir. Toplum terörden kurtulmak istiyor ama toplum bölücü, parçalayıcı, ortak hayatı zehirleyici ayrılıkçı etnikçi dilden de kurtulmak istiyor.
Bunun garantisini verebiliyor musunuz? Biz bu ülkeyi bölmekten, ihanetten vaz geçtik diyebiliyorlar mı? Demiyorlar!
Gerçek Terörsüz Türkiye, örgüt unsurlarının tamamının silah bırakması ile mümkündür. Bu işin başında ne demişlerdi: “PKK bütün unsurları ile silah bırakacak.” Şimdi soruyorum bıraktı mı, veya bırakıyor mu? Ne diyor örgütün meclis içindeki sözcüleri: “Sadece Türkiye’deki unsurlar silah bırakacak. “Peki ya İran kolu PJAK, ya Suriye kolu YPG? Onlar silah bırakmıyor. Yani örgüt iki elinin birinde olan silahı bırakıyor, öteki elindekini bırakmıyor. Buna silah bırakma denilebilir mi? Hani devletin ilgili kurumlarının raporundan sonra karar verilecekti. İstihbarat organları “PKK silah bıraktı,” diye rapor verdi mi? Bu acelecilik niye? Sizi kim sıkıştırıyor? Sonra bu yasayı niçin Sevr anlaşması ile aynı güne getirdiniz? Bugünü........
