menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TEVEKKÜL

17 0
25.09.2026

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak, sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Tevekkül, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemektir. “Bir işe başladığın zaman, Allahü Teâlâ’ya tevekkül et, Ona güven” Âyet-i Kerimesi, tevekkül ile beraber azmederek çalışmak gerektiğini gösteriyor. (Al-i İmran 159)

Tevekkül, herhangi bir işin, dinen, örfen sebeplerine yapışarak gayret gösterip, neticeye ihlasla teslim olmaktır. Yani sonucu Allahü Teâlâ’dan beklemek ve bu sonucun kendisi için mutlaka hayırlı olduğuna inanmaktır. Doğru sebebe yapışan doğru netice alır. 

Tevekkül, değiştirilmesi insan gücünün dışında olan üzücü olayları, ezelde takdir edilmiş bilip, üzülmemek, Allahü Teâlâ’dan geldiğini düşünerek seve seve karşılamaktır. İnsan, bir işin neticesinin iyi mi, kötü mü olacağını bilemez. Hayır sandığı çok şey, şerle, şer sandığı çok şey de, hayırla neticelenebilir. Muhakkak şu işim olsun diye ısrar etmemeli, “Hayırlı ise olsun” demelidir.

Allahü Teâlâ, kimseye muhtaç olmamak için çalışmayı, hasta olmamak için tedbir almayı, hasta olunca ilaç kullanmayı, görebilmek için ışığı sebep kılmıştır. Sebebi, istenilen şeye kavuşmak için bir kapı gibi yaratmıştır. Bir şeyin hasıl olmasına sebep olan şeyi yapmayıp da sebepsiz olarak gelmesini beklemek, kapıyı kapayıp pencereden atılmasını istemeye benzer ki, bu, akla ve dine uygun değildir.

Allahü Teâlâ, insanların, ihtiyaçlarına kavuşmak için bu sebepler kapısını yaratmış ve açık bırakmıştır. Tesiri kesin olan ilaçları kullanmamak tevekkül değil, ahmaklıktır, haramdır. 

Hadis-i Şerifte buyuruldu ki:

“Her hastalığın ilacı vardır. Yalnız ölüme çare yoktur.” [Taberani]

Hazreti Musa, hastalanınca, “İlaçsız da Allahü Teâlâ şifa verir” diyerek ilaç kullanmadı. Allahü Teâlâ “İlaç kullanmazsan şifa ihsan etmem” buyurdu. İlacı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merak etti. Allahü Teâlâ, “Tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun? İlaçlara tesir veren kimdir? Elbette tesirleri yaratan benim” buyurdu. (K. Saadet)

Doktora gitmeli, ilaç kullanmalı; fakat........

© Gazete İpekyol