menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni altyapı yükleniyor-1

11 0
16.07.2026

“Her büyük sermaye krizi, sonunda kendine yeni bir mekân bulur.”

Kapitalizm tarihi şirketlerin, piyasaların, teknolojilerin ve yeniden kurulan altyapıların tarihidir. Her büyük sermaye birikimi, üretim ve dolaşım süreçlerini yeniden örgütleyen belirli bir teknolojik ve kurumsal altyapı üzerine yükselmiştir. On dokuzuncu yüzyılın sanayi kapitalizmi, buhar gücü ve demiryolları sayesinde sadece üretim kapasitesini artırmamış, sermayenin ulusal ölçekte dolaşımını hızlandırmıştır. Yirminci yüzyılın ilk yarısında elektrik şebekeleri ve içten yanmalı motor teknolojileri yeni bir üretim rejiminin temelini oluşturdu. Fordist kitlesel üretim modeli, montaj bantları, ucuz ve sürekli elektrik arzı, standartlaşmış üretim süreçleri, otoyol ağları ve ulusal pazarları destekleyen kamu yatırımlarını içerir. Devlet, bu süreçte altyapıyı kuran ve sanayi kapitalizmini mümkün kılan düzenleyici temel aktörlerden biri olarak öne çıkmıştır.

1970'li yıllardan itibaren şekillenen neoliberal küreselleşme ise farklı bir altyapısal dönüşüme dayanıyordu. Finansal serbestleşme, konteyner taşımacılığı, dijital iletişim ağları ve internet, üretimin ulusal sınırları aşarak küresel değer zincirleri içinde yeniden örgütlenmesini mümkün kıldı. Bu dönemde ekonomik rekabetin temel amacı daha fazla üretmekten çok, üretimi küresel ölçekte koordine edebilmekti. Bilgi akışını hızlandıran dijital ağlar ekonomik gücün yeni örgütlenme biçimiydi.

Bugün ise bu altyapısal dönüşüm yeni bir evreye girmiş görünmektedir. İnternet ortadan kalkmamış, yeni bir üretim katmanının üzerinde yükseldiği görünmez bir altyapıya dönüşmüştür. Artık belirleyici olan ise bilgiyi devasa hesaplama kapasitesiyle işleyebilmektir. Bu nedenle veri merkezleri, gelişmiş yarı iletkenler, yüksek performanslı bilgi işlem sistemleri, enerji şebekeleri ve bunları birbirine bağlayan dijital ağlar, dijital ekonominin stratejik altyapısını oluşturmaktadır. Yeni tarihsel evrede üretken yapay zeka (AI) çağında sermaye birikimi giderek hesaplama kapasitesi çerçevesinde yeniden örgütlenmektedir. Eğer bu gözlemim doğruysa, bugün yaşanan AI teknolojileri rekabetini yazılım şirketleri arasındaki teknolojik yarış olarak okumak yetersiz kalacaktır. Asıl mücadele hesaplama kapasitesini mümkün kılan altyapıları, enerji kaynaklarını, yarı iletken üretimini, dijital ağları ve platformları kimin kontrol edeceği üzerine gerçekleşecektir.

Son yıllarda AI........

© 12punto