Sinan Ateş suikastıyla ilgili gelişmeleri baştan beri uzaktan bakarak izledim.

Kimi gazeteci ve televizyon yorumcularının yazıp söylediklerine de mesafeli durdum.

Çünkü bu cinayetle ilgili aldığım kötü kokular, işin içinde, arkasında bir takım karanlık odakların olduğuna, sürülmüş tarlalardaki tetikçileri kullanarak Cumhur İttifakı’nın iki temel direğinden biri olan MHP’ye fatura kesme niyetine dair ipuçları vermekteydi.

Sinan Ateş suikastı gerekçe gösterilerek ABD’deki FETÖ’cülerin lobi faaliyetiyle Ülkü Ocakları Derneği’nin terör örgütleri kapsamına alınması için çalışmalar başlatılması bile başlı başına sistematik bir işleyişin ortasında olduğumuzun göstergesiydi.

Sinan Ateş öldürülmeden birkaç yıl önce Ülkü Ocakları Başkanlığı’ndan azledilmişti.

Yazamıyor olsak da sebebini hepimiz biliyoruz.

CEVAP ALAMADIĞIM SORULAR

Bu suikastla ilgili gözaltına alınan, tutuklanan isimlerin MHP ve Ülkü Ocakları kökeninin bulunması kimi gazetecilerin ve ekran yorumcularının işini kolaylaştırmış görünüyor. Dolayısıyla da MHP sürekli olarak bir “kurumsal intikam” ın odak noktası olarak gösteriliyor.

Ama ben izlerken şu soruların cevabını bir türlü alamadım:

1-Sinan Ateş, Ülkü Ocakları Başkanlığı’ndan azledildikten sonra ne oldu da MHP tarafının husumetini üzerine çekti?

2-MHP yönetimi artık görevden aldığı bir kişinin katlini emredecek kadar aklını yitirmiş olabilir mi?

Bir başka soru:

“Parti içinde birilerinin böyle bir cinayete bulaşma olasılığı yok mu?”

Elbette var. 486 bin üyeli bir partiden söz ediyoruz.

Sonuçta Tetikçi olduğu bildirilen Eray Özyağcı yakalandı. Azmettirenleri söylemedi.

“İŞTE O ARABA” PTS KAYITLARINDA AMA İÇİNDE TETİKÇİ YOK

Soruşturma sürerken bir haber sitesinde “İşte o araba” diye çeşitli plakalardaki araçların haberleri yer aldı. Şimdi PTS kayıtları yayınlandı, meğer “o araba başka arabaymış” çünkü plakası diğer tüm araçlardan farklı.

Kimi muhalif gazetelerde PTS (Plaka tanıma sistemi) kayıtlarındaki araçta, şoför mahallinde oturanların cinayeti işleyen Eray Özyağcı’yı taşıdıkları ileri sürülen Ülkü Ocakları yöneticilerinden Tolgahan Demirbaş ile Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı olduğu ileri sürüldü.

Ama araçta tetikçi ERAY ÖZYAĞCI yok.

Neyse, gerçeğin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

Tetikçi belli ama azmettirenler kimse ve sonu nereye dayanıyorsa mutlaka yasal soruşturma ve yargı süreci nihayete erdiğinde anlaşılmış olacaktır diye umuyoruz.

Burada ilginç olan şu.

Geçtiğimiz Pazartesi akşamı tv100’deki Taksim Meydanı programında Moderatörümüz Gürkan Hacır üzerinde pek de durulmayan çok önemli bir bilgiyi paylaştı. MHP’nin iletişimden sorumlu Genel Başkan yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Sinan Ateş cinayetinin ardından parti kurumsal kimliğini ya da parti yöneticilerini hedef alarak çeşitli iddiaları dillendiren, yargılamayı gazete sütunlarında ve ekranlarda yapan kimi yazarlar, muhabirler ve yorumcular hakkında 3000 sayfalık bir dosya hazırladıklarını bildirmişti.

KENDİLERİNİ MAHKEME YERİNE KOYANLAR İDDİALARINI MAHKEMEDE KANITLAMALI

İsmail Özdemir’i dün aradım ve konuştum.

Söyledikleri şöyle:

“27 Mayıs tarihinde Sayın Genel başkanımız konuştu ve bu meselenin sonuna kadar gidilmesini istedi. Herkes biliyor ki mahkemenin bir işleyiş süreci var. Ama kendilerini mahkeme yerine koyup konuşanlar, yazanlar, söylediklerini mahkemelere gelip kanıtlamalılar. Kimin elinde belge ve bilgi varsa, hani televizyon ekranlarında söylüyorlar ya şu da bu da var diye, bunları mahkemeye sunsunlar, yargıçlar da onların sunduğu iddiaları değerlendirsin, doğru olup olmadığına karar versin.”

Öyle görünüyor ki bu davanın sonucunda iddialarını ispatlamayanlar hakkında MHP tarihin en kapsamlı iftira davasını açacak. İsmail Özdemir’e hangi gazeteciler ve yorumcular olduğunu sordum ama bu sorumu yanıtlamadı.

BAHÇELİ’NİN TALİMATINI BEKLİYORLAR

Türkiye’de ilk kez yaşanacak olan bu girişim şüphesiz en baştan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin talimatıyla olmuştur. Çünkü 3000 sayfalık dosyayı oluşturmak için Sinan Ateş suikastının hemen ardından yapılan konuşmaları, yazılanları derleyip toparlamak hiç de kolay ve çabucak yapılacak bir iş değil.

İsmail Özdemir’den aldığım bilgiye göre bu 3000 sayfalık dosya mahkemeye sunulmak üzere hazır ve bu konuda Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin talimatını bekliyorlar. Dosya sadece yazılar ve görsellerden değil aynı zamanda videolardan da oluşan dijital bir doküman.

MHP VE BAHÇELİ OPERASYONLARA ŞERBETLİDİR

Ben şunu bilir şunu söylerim.

MHP Lideri Devlet Bahçeli ne yapıyorsa emin olun mutlaka sebebi vardır ve bu suikastla ilgili ortaya çıkacak gerçekler hakkında da fikir sahibidir. Arka planda olan bitenleri çözebilme konusunda şerbetlidir.

Hatırlayın, 2011 yılında kendisini ziyarete gelerek 50 milletvekilliği isteyen FETÖ kodamanı Ali Şerif Tekalan’ı makamından kovmuş, ardından partisinin 10 üst düzey yöneticisinin kasetleri ortalıklara saçılmıştı.

İyi Parti’nin kuruluş sürecine giden yolda MHP’yi ele geçirmek isteyenlerin kim olduğunu Bahçeli bilmiyor muydu?

Ta 1 Kasım 2015 seçimi öncesinde “Meral hanımı biraz dinlenmeye aldık” diyerek milletvekili adayı yapmayan Devlet Bahçeli’nin bildiği bir şeyler yok muydu sizce?

Kısaca ben derim ki yabana atmayın bu girişimi.

QOSHE - 3000 sayfalık dosya kimleri hedef alıyor? - Fuat Uğur
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

3000 sayfalık dosya kimleri hedef alıyor?

287 14
30.05.2024

Sinan Ateş suikastıyla ilgili gelişmeleri baştan beri uzaktan bakarak izledim.

Kimi gazeteci ve televizyon yorumcularının yazıp söylediklerine de mesafeli durdum.

Çünkü bu cinayetle ilgili aldığım kötü kokular, işin içinde, arkasında bir takım karanlık odakların olduğuna, sürülmüş tarlalardaki tetikçileri kullanarak Cumhur İttifakı’nın iki temel direğinden biri olan MHP’ye fatura kesme niyetine dair ipuçları vermekteydi.

Sinan Ateş suikastı gerekçe gösterilerek ABD’deki FETÖ’cülerin lobi faaliyetiyle Ülkü Ocakları Derneği’nin terör örgütleri kapsamına alınması için çalışmalar başlatılması bile başlı başına sistematik bir işleyişin ortasında olduğumuzun göstergesiydi.

Sinan Ateş öldürülmeden birkaç yıl önce Ülkü Ocakları Başkanlığı’ndan azledilmişti.

Yazamıyor olsak da sebebini hepimiz biliyoruz.

CEVAP ALAMADIĞIM SORULAR

Bu suikastla ilgili gözaltına alınan, tutuklanan isimlerin MHP ve Ülkü Ocakları kökeninin bulunması kimi gazetecilerin ve ekran yorumcularının işini kolaylaştırmış görünüyor. Dolayısıyla da MHP sürekli olarak bir “kurumsal intikam” ın odak noktası olarak gösteriliyor.

Ama ben izlerken şu soruların cevabını bir türlü alamadım:

1-Sinan Ateş, Ülkü Ocakları Başkanlığı’ndan azledildikten sonra ne oldu da MHP tarafının husumetini üzerine çekti?

2-MHP yönetimi artık görevden aldığı bir kişinin katlini emredecek kadar aklını yitirmiş olabilir mi?

Bir başka soru:

“Parti içinde birilerinin böyle bir cinayete bulaşma olasılığı yok mu?”

Elbette var. 486 bin üyeli bir partiden söz ediyoruz.

Sonuçta Tetikçi olduğu bildirilen Eray Özyağcı yakalandı. Azmettirenleri söylemedi.

“İŞTE O ARABA” PTS KAYITLARINDA AMA İÇİNDE TETİKÇİ YOK

Soruşturma sürerken bir haber sitesinde........

© tv100


Get it on Google Play