menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Meloni’nin tespitleri ve Avrupa’nın değerleri

52 5
18.02.2026

On sekizinci yüzyılın sonlarına doğru Fransız İhtilali ile birlikte zirveye çıkan ve nihayet on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Charles Darwin’le birlikte ete kemiğe bürünen “Batılı Dünya Görüşü”nün ruhlarda meydana getirdiği çürüme, nihayet iki yüzyıl sonra, kilise mahzenlerinden, Epstein gibilerin özel adalarından, malikanelerden ve gecekondulardan sokaklara taşmaya başladı.

Dinden; dolayısıyla ahlaktan, ruhtan, edepten, toplumsal yaşantının kural ve kaidelerinden arındırılan Batılı insan, Darwin’in bireysel ve ferdiyetçi anlayışında yükseleceğini sanıyordu.  

Sanrısı doğru da çıktı bu insanın.

İnsan yükseldi, aya çıktı, galaksileri dolaştı, yeni uydular keşfetti.

Ne var ki tek parça çıkamadı.

Ruhunu, gerçek vicdanını ve yüreğini yerlerde bırakarak çıktı.

Ve bu parçalanış ne yazık ki, tüm insanlığı içine alarak gerçekleşti.  

Elbette Türkiye de bu parçalanmanın dışında kalamadı.

Son zamanlarda İçişleri Bakanlığının üst üste yaptığı uyuşturucuyu yetiştiren, kullanan, torbacı tabir edilen ve ticaretini yapanlara karşı uyguladığı baskınları görüyorsunuz.

Baskınlar ve yakalamalar sırasında, bu pis belanın ne denli büyük olduğunu da üzülerek hep birlikte izliyoruz.

Amerika ve Avrupa’da uyuşturucuyla gelen gencecik ölümlerin, acıyla kıvranmaların ve kokuşmanın sokaklara taştığı görüntüler içimizi yakıp kavururken, bu çürümenin bizim ülkemize yöneldiğini görmek de insanı kahrediyor.  

Fransız İhtilali’nin 18. yüzyıldan beri insanlığa getirdiği dinden, imandan, ahlaktan, mukayeseden, empatiden, erdemden, sevgiden kopuk bu “karanlık” hayat tarzı, geleceğimiz olan yavrularımızın avuçlarının içinde bir zehirli lağım olarak gürül gürül akıyor.

İstatistikler bu gerçeği gözler önüne seriyor.

Özellikle Amerika’da ve Avrupa’nın birçok ülkesinde durumun giderek bir faciaya dönüştüğünü görüyoruz.

Aklın ahlaktan, ruhtan ve gerçek vicdandan koparılmasının bedeli insanlık için çok ağır olmuştur.  

BİLİM DİNDEN ve AHLAKTAN KOPARILINCA İNSAN BUNALIMA GİRDİ

Darwin, insan duygularının algılayamadığı her şeyi temelden inkâr eden bir görüş ortaya koydu.

Dolayısıyla o, elle tutulan ya da gözün görebildiği, ilmi verilerle erişilen bir felsefeyi benimsedi.

Bu felsefe Amerika’da ve Avrupa’da kapitalizmin, pragmatizmin ve Freud anlayışının, doğuda da Marksizmin doğmasına sebep oldu.

Elbette........

© Haber7