Piyasaların 31 Mart’ta yapılacak seçimler öncesinde nasıl bir seyir izleyeceği merak ediliyor.

Bazıları seçim öncesinde ve sonrasında dalgalanmaların artacağına yönelik bir beklenti içerisinde olsa da genel beklenti piyasalarda trendin bozulmayacağı yönünde Piyasalar için içeride yerel seçimlerin yapılacağı aya girildi. Yurtdışında ise beklentilerin üzerinde gelen ABD TÜFE verisi sonrasından Fed’in faiz indirimlerine başlama tarihi yılını ikinci yarısına kalma ihtimali arttı. Ocak ayında yüzde 80 üzeri ihtimalle mart ayında fiyatlanan ilk faiz indirimi, önce hazirana ardından da temmuz ayına ötelendi.

Faiz indirimi beklentisi her ne kadar ötelense de indirim sürecinin yılın ikinci yarısında başlayacağına ilişkin güçlü beklentiler küresel risk iştahını desteklemeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) için de aslında beklentiler benzer şekilde. Geçen ay başkanlık değişimi politikada bir makas değişikliğine neden olmaması nedeniyle piyasaları etkilemedi.

Faiz indirimi ikinci yarı

Enflasyonun mayıs ayında zirve yaptıktan sonra geçtiğimiz yıl temmuz ve ağustos aylarındaki yüzde 9.5 ve yüzde 9.1’lik verilerin yıllık enflasyondan çıkması sonrası baz etkisiyle yüzde 45 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

Enflasyonda beklenen bu düşüş sonrası TCMB’nin de yılın ikinci yarısında kademeli faiz indirim sürecine başlayacağı görüşü hakim. Ancak indirimlerinin son çeyreğe sarkmasını bekleyenlerin sayısı da az değil. Kısa vadede ise gözler 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde.

Seçimlerden sonra ekonominin özellikle maliye politikasında sıkılaştırmayı hızlandıracağına yönelik bir kamuoyu oluştuğu görülüyor. Bana göre bazı yatırımcılar tarafından piyasalar açısından yerel seçimlere yönelik biraz fazla anlam yükleniyor. Beklentim seçim sonuçlarının piyasalarda önemli bir dalgalanmaya neden olmayacağı yönünde.

Seçimsiz bir döneme giriliyor

Seçim öncesinde sonuçları fiyatlamak isteyenlerin dalgalanma yaratabileceği de söyleniyor. Bu ihtimal var. Bazı yatırımcılar seçim sonuçlarının yaratabileceği dalgalanma ihtimalini satın almak istemeyebilir. Ancak özellikle geçmiş yıllarda seçimler öncesinde borsada yaşanan hareketlerin bu seçimde değiştiği dikkat çekiyor. Yani geçmiş seçimler öncesinde endeks sert aşağıya gelirken bu seçim öncesinde endeks güçlü gözüküyor.

Dolayısıyla seçimlere yönelik bir pozisyon değişikliği şu aşamada pek önerilmiyor. Bir taraftan enflasyondaki yüksek seyir sürerken mevduat gibi sabit getirili enstrümanlardaki getirilerin tasarruf sahiplerini pek mutlu etmemesi yine hisse senetlerini öne çıkarabilecek ana nedenlerin başında geliyor. Özellikle ekonomi politikalarına siyasi desteğin sürmesi, seçimlerin geride kalmasının ardından siyasetin bir süre gündemden uzaklaşması, yabancı yatırımcıların ilgisi hisse senedi tarafını destekleyebilir.

Piyasalar için riskler neler?

Borsada aralık ayının son haftasında başlayan yükseliş trendi ocak ayından sonra şubat ayının genelinde de sürdüren BIST 100 Endeksi bu süreçte yaklaşık yüzde 30 getiri sundu. Hisse bazında daha yüksek getiriler de oldu. Bu kadar hızlı bir yükselişin ardından gelen kar satışları doğal. Olası geri çekilmelerin alım fırsatı olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Peki piyasalar için riskler neler?

İlk olarak enflasyondaki yüksek seyrin tahmin edilenden daha uzun sürmesi ve faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi. Jeopolitik riskler ve Türkiye’nin ticaret ortaklarının ekonomilerinin durgunluğa girmesi diğer riskler. Yukarıda seçimsiz bir sürece giriliyor olmasının yaratacağı olumlu havadan bahsettim ama olası bir referandumun ajandaya girmesi havayı değiştirebilir.

QOSHE - Seçim ayında piyasaların seyri - Ufuk Korcan
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Seçim ayında piyasaların seyri

15 0
04.03.2024

Piyasaların 31 Mart’ta yapılacak seçimler öncesinde nasıl bir seyir izleyeceği merak ediliyor.

Bazıları seçim öncesinde ve sonrasında dalgalanmaların artacağına yönelik bir beklenti içerisinde olsa da genel beklenti piyasalarda trendin bozulmayacağı yönünde Piyasalar için içeride yerel seçimlerin yapılacağı aya girildi. Yurtdışında ise beklentilerin üzerinde gelen ABD TÜFE verisi sonrasından Fed’in faiz indirimlerine başlama tarihi yılını ikinci yarısına kalma ihtimali arttı. Ocak ayında yüzde 80 üzeri ihtimalle mart ayında fiyatlanan ilk faiz indirimi, önce hazirana ardından da temmuz ayına ötelendi.

Faiz indirimi beklentisi her ne kadar ötelense de indirim sürecinin yılın ikinci yarısında başlayacağına ilişkin güçlü beklentiler küresel risk iştahını desteklemeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) için de aslında beklentiler benzer şekilde. Geçen ay başkanlık değişimi politikada bir makas değişikliğine neden olmaması nedeniyle piyasaları etkilemedi.

Faiz indirimi ikinci yarı

Enflasyonun mayıs ayında zirve yaptıktan sonra geçtiğimiz yıl temmuz ve ağustos aylarındaki yüzde 9.5 ve yüzde 9.1’lik verilerin yıllık enflasyondan çıkması sonrası baz etkisiyle yüzde 45........

© Dünya


Get it on Google Play