menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Starmer’in Çin ziyareti: Yeniden dengeleme mi? Riskten arındırma mı?

19 0
03.02.2026

ORSAM Başkan Danışmanı Murat Öztuna, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in Çin ziyaretinin iki ülke ilişkileri için ne anlama geldiğini AA Analiz için kaleme aldı.

​​​​​​​***

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın Pekin temasları, 2018 yılında Theresa May’in ziyaretinden bu yana bir İngiliz Başbakanının Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret olarak dikkat çekmektedir. Transatlantik ittifakında artan gerilimler, küresel ekonomik yavaşlama ve İngiltere’nin karşı karşıya olduğu iç ekonomik baskılar devam ederken gerçekleşen bu ziyaret, Birleşik Krallığın Çin politikasına dair temel bir soruyu yeniden gündeme getirmiştir. Bu adım, değişen uluslararası koşullara verilen geçici bir uyum hamlesi mi, yoksa İngiltere’nin Çin politikalarında daha kalıcı ve stratejik bir yeniden konumlanmanın mı işareti?

Birleşik Krallık, Ocak 1950’de Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk büyük Batılı aktör olarak ikili ilişkilerin kurumsallaşmasında öncü bir rol üstlenmiştir. 1972’de büyükelçilik düzeyinde diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi ve bunu izleyen kapsamlı istişare süreçleri, özellikle Hong Kong meselesinin 1997 yılında karşılıklı kabul gören bir çerçevede çözülmesiyle sonuçlanmıştır. Bu dönem, iki ülke arasında uzun vadeli işbirliğinin temelini oluşturan yapısal bir zemin yaratırken sonrasındaki 20 yıllık süreç Çin-İngiltere ilişkilerinde Altın Çağ olarak değerlendirilmektedir.

2016 Brexit referandumunun ardından, sürecin yarattığı yoğun iç politika gündemi, İngiltere’nin ticaret, teknoloji ve sermaye akışları gibi alanlarda Çin ile işbirliğini derinleştirme kapasitesini sınırlarken, sağcı popülist aktörlerin etkisinin artması da İngiltere hükûmetleri üzerinde Çin’e karşı daha sert bir söylem benimsenmesi yönünde önemli bir baskı oluşturmuştur. 2019-2020 Hong Kong protestoları ve İngiltere'de Ortak Bildirinin ciddi bir ihlali olarak görülen 2020 Hong Kong ulusal güvenlik yasasının yürürlüğe girmesiyle Çin-İngiltere ilişkileri Altın Çağ’ın zirvesinden, keskin bir soğuma evresine geçiş yapmıştır. 2021'de Boris Johnson yönetiminin, Birleşik Krallık Güvenlik, Savunma, Kalkınma ve Dış Politika Entegre İncelemesi’ni yayımlayarak Çin'i ilk kez açıkça sistemik rakip olarak tanımlaması, İngiltere'nin Çin politikasında temel bir değişiklik olduğuna işaret ederken ikili ilişkilerin düşüşündeki ivmeyi de hızlandırmıştır. 2022’de dönemin Başbakanı Liz Truss’ın Çin’i tehdit olarak nitelendiren söylemi, Londra’nın Pekin’e yönelik yaklaşımında belirgin bir sertleşmeye işaret etmiştir. Truss’ın ardından göreve gelen Rishi Sunak’ın Altın Çağ'ın sona erdiği yönündeki açıklaması da bu söylemsel dönüşümü kurumsallaştırmıştır. 2024 yılında göreve gelen Starmer ise farklı bir Çin politikası izlemiştir. Starmer,........

© Anadolu Ajansı Analiz