menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzmir Tarım Fuarı ve pamuğun geleceği

22 1
10.02.2026

Belli ürünleri “stratejik” diye ilan edip “bizim istediğimiz havzada bunları ekin, bunları ekmeyin” demekle planlamanın olmadığının herkes farkında. Üretici yine planlamaya göre değil ürünün fiyatına bakarak üretime karar veriyor.

Pamuk üreticisi Aydın Çondur: “2022’den bu yana traktör fiyatı takriben 5 kattan fazla artmış. Halbuki benim ürettiğim pamuğun fiyatı 4 yıldır aynı, değişmedi. Bu ne demek? Benim traktör alamamam demek.”

Geçen hafta 4 gün İzmir Tarım Fuarı’ndaydım. Orion Fuarcılık tarafından 3-7 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı 21.kez yapıldı. Fuarda bitkisel üretimden, hayvancılığa, tarım makinalarından traktörlere, dronlardan robotlara çok farklı ürün grubunda yüzlerce katılımcı yer aldı.

Yıllardır birçok fuara giderim. Genellikle çiftçiler, üretenler şikayetçi olur, onlara satış yapanlar daha az şikayet eder, mutlu olan taraf olurdu. Bu kez gördüğüm o ki, satanlar da hiç mutlu değil. Bayiler, ürün satanlar işlerin durgun olmasından şikayet ederken bir yandan da satışların tahsilatını yapamamaktan şikayetçi.

Planlamanın sahada karşılığı yok

Yine konuştuğum bir çok üretici, sektör temsilcisi tarımda planlamanın olmayışından şikayetçi. Belli ürünleri “stratejik” diye ilan edip “bizim istediğimiz havzada bunları ekin, bunları ekmeyin” demekle planlamanın olmadığının herkes farkında. Üretici yine planlamaya göre değil ürünün fiyatına bakarak üretime karar veriyor. Yani Tarım ve Orman Bakanlığı’nın masa başı hazırladığı planlamanın sahada karşılığı yok.

Meyve yetiştiricileri, fidan satanlar ürünün para etmemesinden şikayetçi. Plansız üretimin sonuçlarının üreticiye fatura edildiğini ifade ediyor. Tek yıllık bitkilerden, pamuktan, buğdaydan, mısırdan para kazanamayan üretici ovaya çok yıllık ürünlere, meyveciliğe geçti. Çukurova’ya gereğinden fazla narenciye dikildi. Bugün para etmiyor diye herkes şikayetçi. Meyve ağaçları dikildi ama meyveyi değerlendirecek tesisler kurulmadı. Üretici ürünü dalında, taze satmak istiyor. Öyle olunca para kazanılamıyor. Limonun konsantresi yapılsa, meyvelerin marmelatları yapılsa, meyveler kurutulsa, ihracat pazarları çeşitlendirilse belki para kazanılır ama bu da yapılmadı.

Tohumculara göre en büyük sorun belirsizlik

Tohumcular genellikle gelecek sezona ilişkin en net verilere sahip olur. Çiftçinin aldığı tohuma göre hangi ürünün ne kadar ekileceği belli olur. Fakat, fuarda konuştuğum tohumculara göre en büyük sorun belirsizlik. Çiftçi artık ne ekeceğini bilemez noktaya geldi. Her yıl Ocak-Şubat döneminde yıl içinde yapılacak tohum satışının yüzde 50’si yapılırken, şu an yüzde 10 bile yapılamadı. Çünkü çiftçi önünü göremiyor, ne ekeceğine karar veremiyor.

İşçi sorunu büyüyor

İstisnasız hemen herkesin dile getirdiği en önemli sorunlardan birisi işçi bulmak. Ürün ekmeye, hasat etmeye, bakımını yapmaya işçi bulmak zor. Tarıma yatırım yapanlar da önce işçi var mı yok mu ona bakıyor. İşçi yoksa, bulunamayacaksa vazgeçiliyor. Makinalı üretime hasada uygun olması daha çok dikkate alınıyor.

Çiğ süt fiyatına tepki büyük

Hayvancılıkta ise iki konu gündemdeydi. Birincisi bu yıl yapılacak 500 bin baş besilik sığır ithalatı. İkincisi çiğ süt fiyatı. Besilik hayvan ithalatında hayvan fiyatının belli olmaması üreticileri endişelendiriyor. Ayrıca 200 başın altındaki işletmelerin aldıkları ithal hayvanları Et ve Süt Kurumu’na........

© Ekonomim