menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bizi savaşmadan teslim alan bir âşufteydi âşık olduğumuz Batı bizim için

53 0
previous day

Yanlış başlangıçların doğru sonuçları olmaz. 

Yanlış soruların doğru cevapları olmayacağı gibi.

Soru sormasını bilemeyen toplumlar, sorunlarını çözmesini de bilemezler. 

Entelijan-siyası olmayan, yani ülkenin ruhunu inşa edip hayata ve harekete geçirecek bir öncü kuşağı olmayan toplumlar soru sormasını bilemezler.

Yanlış teşhis yaparlar, yanlış sorular sorarlar ve toplumu, ülkeyi çıkmaz sokağın eşiğine fırlatırlar.


BAŞINA NE GELDİĞİNİ BİLEMEYEN BİR TOPLUM!

Türkiye Batı modernitesinin meydan okuması karşısında sarsıntı geçirdi ve iki asırdır kendisine gelemiyor. Gelemiyor çünkü başına ne geldiğini bilemiyor.

Türkiye bir yenileşme, toparlanma, yaşanan travmaları aşacak bir irade ve çıkış yolu ve haritası ortaya koyma anlamında bir modernleşme tecrübesi yaşamıyor.

Aksine yok olma, köklerinden kopma, ruh köklerini kurutma gibi büyük bir felâketle sonuçlanan radikal bir modernleşme (yok oluş = Endülüsleşme) tecrübesi yaşıyor.

Modernleşme anlamında Tanzimat bizim idam fermanımızdı.

Tanzimat’la giriştiğimiz reform hareketi, bizi sahili selamete çıkarmadı, çıkmaz sokağın eşiğine fırlattı. Başka türlüsünü beklemek zaten abesti, abesle iştigaldi.

Neden?

Şundan: Biz, Batı uygarlığının modernite ile geliştirdiği küresel ölçekli sömürgecilik, yıkım ve emperyalizm saldırısına dönüşen meydan okumasının herkesin geçirmesi gereken zorunlu nir süreç olduğunu vehmettik.

Biz modernitenin felsefî........

© Yeni Şafak