Hangi Batı: CHP’nin muhtelif Batı tasavvurları
Tanzimat ile başlayan kıble değişimi Türk modernleşmesinin en keskin dönemeçlerinden biri olarak kabul edilir. Erken cumhuriyetteki radikal modernleşme serüveninin miladı olarak kabul edilen bu dönem, Osmanlı’nın nasıl kurtarılacağı üzerine tartışmaların da başlangıcına işaret eder. Askeri modernizasyon ile başlayan ve Batı’ya gönderilen bürokratlar aracılığıyla transfer edilen Batı tipi modernizasyon pratikleri, zamanla sosyal ve politik alana teşmil edilen topyekun bir modernleşme sürecine evrildi. Bu süre içerisinde Batı’dan ne ölçüde ilham alınabileceği ve Batı’nın nasıl taklit edileceği meselesi hemen her aydının sorunsalı olmuş ve herkes kendi meşrebine göre bir Batı tasavvuru ortaya koymuştur. Bu nedenle Batı, zamanla emperyal bir politik aktör olarak kabul edilse bile teknik anlamda dikkate alınması gereken bir aktör olarak kabul edilmiştir.
Yaklaşık iki yüz yıllık hikayemizin ana karakterlerinden biri olan Batı, Türkiye’nin sadece askeri modernizasyonuna değil siyasetine ve sosyal hayatına da derinden etki etmiştir. Bu etki taklit ve transfer süreci ile eş zamanlı biçimde eleştirilmiş ve günümüze kadar farklı Batı tasavvurları söz konusu olmuştur. Örneğin, henüz Batı’nın sınırlı etkilerinin olduğu bir dönemde Ahmet Mithat, Felatun Bey ve Rakım Efendi tipleri üzerinden iki farklı Batı portresi ortaya koymuş ve Batılılaşmanın sadece gardırop düzeyinde algılandığında trajikomik sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.
Batı’nın teknik ve ilmi kapasitesinin yarattığı hayranlık zamanla yerini medeniyet düzleminde bir eleştiriye bırakmış ve Batı, kendi tarihi üzerinden önemli eleştirilere muhatap olmuştur. Namık Kemal’de izleri sürülebilecek bu hattı takiben Mehmed Akif gibi isimler Batı’ya yönelik eleştirileri daha geniş bir satha yaymış ve bu eleştirilerin merkezine sömürge karşıtlığını yerleştirmişlerdir. Sol’un Türkiye’de etkisini artırdığı emperyalizm karşıtlığı üzerinden yeni bir kanala kavuşan Batı/ABD kritiği, farklı türlerdeki Batı imgesini de besleyen bir zenginlik üretmiştir. Atilla İlhan’ın Hangi Batı’da resmettiği, Aydınlanmanın Batısı ile sömürgeci/emperyal Batı arasındaki........
