3 süper gücün gözünden İstanbul ‘R4-E3’ zirvesi…
3 süper gücün gözünden İstanbul ‘R4-E3’ zirvesi…
Dün, Bölgesel 4’lü Türkiye-Mısır-Pakistan-S.Arabistan ile Avrupa 3’lüsü İngiltere-Almanya-Fransa İstanbul’da bir araya geldi. Bu satırlar yazılırken adı geçen 7 ülkenin dışişleri bakanları (sonra İtalya da katıldı) henüz bir sonuç bildirisi veya basın açıklaması yapmamıştı. Ama konumuz zaten orada konuşulanlar değil, konuşulmayanlar…
Çin, ABD ve Rusya liderlerinin ‘süper zirve’de bir araya gelme girişimleri üzerinden yapılan ‘Yalta’ göndermeleri aşırı indirgemeci. Benzerliği biraz ‘görsel’ saymak lazım. Çünkü, ‘Yeni Yalta’ metaforunu kullandığınızda, ‘eski alet çantanızdan’ bir ‘tesviyeruhu’ yani ‘su terazisi’ çıkarmış olursunuz. Oysa, ‘bu güçler neden ve nasıl bir araya geliyorlar’ merakında sizi ilk karşılayan, ‘çok kutuplu düzene’ ait saiklerdir. Hasılı, artık anlaşalım/alışalım, ‘eski alet çantamız’ yoktur. ‘Tarih yoktur’ anlayanlar var, zinhar! ‘Batı egemenliği sona eriyor’ diye kabaca kestirip-atılan tarifin açılımı, “yeni çağ” diyebileceğimiz dönüşüme isabet ediyor. O da, ‘yeni alet çantası’ istiyor…
Dış politika felsefesinden diplomasi pratiğine geçtiğimizde bu zirveyi nasıl tartmalıyız? Ukrayna ve İran savaşlarının, parselizasyon pazarlıklarıyla bitirileceği, taraflara da söz hakkı verilmeyeceği söyleniyor. Mümkündür. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Avrupa zirvesinin ardından Alman Şansölyesi, Kiev’e yeni destek için karar alınmadığını söyledi. Mesajdır.
Amerikan politikasının hakim kısmında Ukrayna ve destekçilerinin, yani Batı Avrupa’nın artık ortak değil, başa dert görüldüğü dönemdeyiz. Bu da Ukrayna’ya güç ve gaz veren ülkelerin etkisini zamanla yitireceğini gösteriyor. Hatta kasım seçiminin sonuçları ne olursa olsun, 2028’de kim ABD’nin başına gelirse gelsin, Rusofobik, ‘Kremlin beyaz bayrak çekmeden olmaz’cıların mini etki gruplarına küçüleceğini........
