menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vakitsiz öten yetersiz horozlar yahut hiç dayak yememiş olmanın eblehliği

140 0
08.09.2026

Vakitsiz öten yetersiz horozlar yahut hiç dayak yememiş olmanın eblehliği

Bizim kuşağın net şekilde bildiği birkaç şey vardı. Bir kadına küfür eden, bir kadının namusuyla ilgili ulu orta ve mesnetsiz konuşan biri dayağını yer, otururdu aşağı. Kavgada anayı bacıyı, eşi nişanlıyı karıştıran dayağını yer, otururdu aşağı.

Bir şey daha var. Dayak yemiş olmanın insana getirdiği bir temkinlilik olurdu bizim kuşakta. Biz bir konuda anlaşamadığımızda birbirimizle tartışmanın edebini o dayak yemiş olma hissinden kaynaklı olarak takınırdık.

Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum. Şimdilerde en küçük tartışmada kadınların iffetine saldırmayı marifet, hatta vatan savunması sayan, en basit itişmede anayı-bacıyı karıştıran zıpçıktılara kaldı ortalık. Sıkıştık ki beter olduk.

Niye böyle girdim yazıya? Şundan. Kafasında bir takke, eğninde bir cübbe olan, sosyal medyada da (yarısından çoğu satın alınmış) epeyce takipçiye sahip bir medrese mollası, cumartesi günkü yazımın altına “Sen Altay Cem Meriç’le birlikte erkekli kadınlı bir medrese aç” yazdı. O temkinsizlik paçasından akıyordu. Azıcık temkinli biri olsa, daha önce benzer meselelerde bir dayak yemiş olsa mesela benden “İlk sen en sevdiğini kaydettireceksen açarız tabii” cevabını alabileceğini hesaba katardı. O denli temkinsiz ki, hak ettiği o cevabı bile vermeye üşendim. Tenezzül meselesi zira bir........

© Yeni Şafak