menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye Yıldırımhan füzesini niye yaptı? Bölgeden kıtaya, denizden okyanusa… Yeni test alanı Ege, Kıbrıs olacaktır! Türkiye büyür, tehdit küreselleşir. Öyleyse savunma da küreselleşecek. “Sabır Yüzyılı bitti” demiştik...

589 0
12.05.2026

Artık tehditler sınırlarımızın sıfır noktasından gelmiyor. Onu yaşadık. On yıllarca hem içeride hem sınırlarımızın sıfır noktasında tehditlerle yüzleştik. Bunun en bariz örneği Suriye oldu, Irak oldu.

Komşulardan gelen tehdit içeriye servis edildi. İçeride üretilen tehdit komşu topraklarda üslendi. Türkiye çok büyük bedeleler ödedi. Yıllarca, “kesintisiz savunma” savaşları yürütüldü.

Bu sadece terör, sadece PKK ya da DAEŞ değildi. İran sınırından Akdeniz’e kadar, Türkiye ile Arap dünyası arasında haritalar çizildi. İsrail gelip sınırımızın sıfır notasına yerleşti. Orada PKK’yı, YPG’yi silahlandırıp büyüttü. Orada DAEŞ’i besledi. Nasıl oluyorsa İran, İsrail ile birlikte aynı anda PKK’ya, YPG’ye destek veriyordu.


ARTIK TEHDİTLER SINIRLARIN SIFIR

NOKTASINDA DEĞİL, KÜRESELLEŞTİ.

Türkiye 15 Temmuz sonrası bu tehditlerle yüzleşti. Hepsini bertaraf etti. Sindirdi. İsrail’i sınırlardan uzaklaştırdı. Suriye’deki İran varlığı sona erdi. Sınırlar güven altına alındı. Terör haritaları, tampon haritaları yok edildi. Kırk yıllık terör eksenli savunma konsepti değişti. Türkiye’nin bütün güvenlik doktrinleri, tehdit tanımlamaları değişti.

Artık tehditler bir ülkenin yakın çevresi ile de sınırlı değil. Komşuları ile de sınırlı değil. Sınırlarımızın sıfır noktasındaki, Türkiye’nin yakın çevresindeki tehditlerle yüzleşme konusunda dev adımlar atıldı. Belli bir yere gelindi. Ama tehditler daha uzaklarda yeniden inşa edildi. Tehditler bölgeselleşti, küreselleşti.


İSRAİL VE HİNDİSTAN EGE’DE, TÜRKİYE HİNT OKYANUSU’NDA.

Artık bildiğimiz, alıştığımız dünya yok. Bildiğimiz askeri stratejiler yetmiyor. Küresel ölçekte çok büyük, derin kırılmalar var. Geleneksel savunma doktrinleri eskidi. Buna göre tehditlerin de savunma doktrinlerinin de yeniden tanımlaması şart oldu.

Eski, geleneksel yapı ile devam eden ülkeler için bir gelecek olmayacağı görüldü.

Tehditler sadece içeride, sınırda, yakın çevrede değil, dünyanın bir uçunda aniden ortaya çıkıyor, Türkiye’yi doğrudan ya da dolaylı hedef alabiliyor. Binlerce kilometre ötedeki devletleri zorluyor.

Hindistan’ın Türkiye düşmanlığı, İsrail’in Türkiye düşmanlığı ile, Yunanistan’ın Türkiye düşmanlığı ile birleşiyor ve Adalar Denizi’nde (Ege), Doğu Akdeniz’de, Batı Trakya’da, Kıbrıs Rum Kesimi’nde aniden karşımıza çıkıyor.


ÖYLEYSE SAVUNMA DA KÜRESELLEŞECEK!

MÜHENDİS ORDULARI KURULACAK...

İsrail’in Türkiye düşmanlığı ABD üzerinden Anadolu’ya yöneliyor. Yunanistan’ın Türkiye düşmanlığı Avrupa Birliği üzerinden Türkiye’yi hedef alıyor. Bu ülkelere karşı artık bölgesel savunma da yeterli olmuyor.........

© Yeni Şafak