Kudüs’e “Vali” atayacak mıyız? “Valilik” ne ki.. Tarih nasıl akacak ona bak sen!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin; “İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu: Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et” mesajı bu coğrafyanın ülküsünü, kalbindeki hasreti, akli ve vicdani hedefi yansıtır.
1917’de “Kudüs’ün düşmesi”nin yol açtığı travma, Gazze’de yapılan soykırım ile bir kez daha canlandı. Emperyalizmin Osmanlı’yı dağıtıp ülkelerimizde talana başlamasına, milletlerimizi en aşağılık kıyımlara maruz bırakmasına yönelik öfke hiçbir zaman bitmedi. Hafızalarımızın yenilendiği bu dönemlerde eski defterlerin tamamı masaya sürüldü.
BİN YILIN GERİ DÖNÜŞÜ.KİMSE DURDURAMAZ!
Coğrafyamızın paramparça edilişine, ardından gelen yüz yıl boyunca bir daha toparlanamamasına, kaos coğrafyası olarak sonsuz savaşlara ve işgallere mahkum edilmesine ve bunun hala devam ediyor oluşuna sessiz kalmamızı kimse beklemesin.
Tarih ve coğrafyanın yeniden inşa edilmeye çalışıldığı bu dönemde, bu ses çok daha yüksek sesle duyulacak, çok daha büyük iddialar sahne alacaktır. Çünkü tarih artık böyle akacak, bu fırtına hızla büyüyecek, bin yıllık siyasi genetiğin bu topraklarda ve denizlerde yeniden sahne olmasına kimse engel olamayacaktır.
BU COĞRAFYA TSUNAMİSİ İSRAİL’İ BOĞAR İSRAİL “GELMEKTE OLANI” BİLİYOR!
İsrail’in soykırımcı Savunma Bakanı Israel Katz’ın aniden tepki vererek; “Sen ve Erdoğan’ın hayalini kurduğunuz Osmanlı İmparatorluğu çöktü ve bir daha asla geri dönmeyecek” cümleleri bir paniğin ifadesidir. Bu millet, bu sözü onların ağzına tıkmasını bilecektir.
Katz ve İsrail yöneticiler, gelmekte olanı pekala biliyor. “20. Yüzyıl Garnizonu” olarak kurulan İsrail’in siyasi ömrünün bittiğini pekala biliyor. Bugün her ne kadar arkalarında olan Batılı dünyanın bile zaman içinde kendilerine koruyamayacağını çok iyi biliyor.
Osmanlı’dan daha büyük, daha geniş, daha güçlü bir ortaklıklar yapısının adım adım kurulduğunu hepsi görüyor. Coğrafyanın tamamına saldırmalarının sebebi, tehlikeyi bu saldırılarla geciktirme telaşıdır.
Güya kendilerince “önleyici saldırılar” yapıyorlar. Ama coğrafya tsunamisi onları boğacak kadar hızla büyüyor ve İsrail’in bunu durdurma gücü yok.
İSRAİL’İN BÜYÜK HEDEFİ TÜRKİYE'DİR.
ÇÜNKÜ KORKUNUN KAYNAĞI BURASI.
Geciktirmeyi başarsalar bile o “malum son”u engelleyemeyeceklerini pekala biliyorlar. Bu yüzden insanlığı imha etmeye dönük çılgınlıklara girişiyorlar. Bir şekilde insan ırkına ve “Tanrı”ya savaş ilan ediyorlar.
Bugünkü İsrail’in Yahudilikle hiçbir alakası, bağı yoktur. Tamamen Avrupa ve Doğu Avrupa’dan gelmiş olanların, Yahudiliği kullanarak Filistin’de ayakta tuttukları........
