menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Botokslu Cenaze Kime Ait? (24) “Hadi bakalım gazamız mübarek olsun...”

70 0
27.09.2026

Botokslu Cenaze Kime Ait? (24) “Hadi bakalım gazamız mübarek olsun...”

Kapı çalıyor bu saatte. Geceyi kapı zili ile kapattığımız yetmedi, sabahı da... Kargocu değildir, postacı da. Onlar saat 10’dan önce gelmez. Komşu muhabbeti mi? Hiç gerek yok. Kısa kesse bari gelen, aklım e-postalarda kalacak. İyi ki ekran görüntüsü aldım. (Durmadan tekrarlayacak mıyım bu “İyi ki ekran görüntüsü aldım” cümlesini. Kime yani?)

Şimdi in aşağı. İdman iyi bir şey. İki üç kere indim çıktım diye bak daha kolay oldu sanki.

Kapı, cep... Yok artık aylardır susan ev telefonu bile. Bu nedir böyle. Ev telefonu ihmal edilebilir. Neticede kimse kimseyi evden aramıyor. Kapıdaki için geç kalabilirim. Cep telefonu. Evet, tercihimi cep telefonundan yana kullanıyorum.

(Bu da yeni çıktı. Yalnızlıktan olmalı. Ya da birkaç reels videosu seyredince. Evet arkadaşlar deyip kameraya doğru konuşanlara döndü halim. Neyse ki bu işi kamera ile yapmaya kalkmadım. Yani henüz. Vera’dan kalan boşluk bir hayli büyük olacakmış meğer.)

Tabi ya! Çalan bütün zillerle Vera ilgilenirdi. “Adı üstünde şu telefonunu cebinde taşısan” derdi, en sonunda isyan edip. Ben bayağı dünyaya sağırmışım, Vera’nın zamanında. (Yok ya öyle demeyelim. Zamanı ne demek? Vera’nın yanında.)

-Sana da hayırlı sabahlar Atakan. Hayırdır!

-Şey, Hocam. Pek hayır değil. Elçiye zeval olmaz malum.

(Ne diyor bu çocuk? Vera’dan haber mi var? Hayırlı haberler olsun. Endişelendiğimi belli etmemem lazım.)

-Uzatma Atakan, zil çalıyor. Acil ise söyle, uzun ise fakültede konuşalım, sabah kahvesi eşliğinde.

-Şey, Hocam, siz zahmet etmeseniz, ben geleceğim müsaadenizle.

-Ne demek zahmet. Kurul var. Doktora öğrencilerine randevu verdim.

-Şey hocam sanıyorum cep telefonuna bakmıyorsunuz. İki gün önce size bir mesaj gönderildi. Dün gece de ben size mesaj yazdım. Dönmediniz... Ben de mecbur...

-E ne diyor mesajda? Yani mesajlarda?

-Hocam elçiye zeval olmaz. Yani beni bağışlayın... Şey…

-Çok uzattın ama. Bir nefeste söyle kurtul. Sen de kurtul, ben de kurtulayım.

-Şey… Hocam, sözleşmeniz yenilenmedi.

(Vera’dan haber olmadığına, yani hayırsız bir haber olmadığına sevinemedim bile. Bu ne yahu!)

-Ne........

© Yeni Şafak