menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah'a her nefeste iki can borçlanıyoruz

16 0
28.09.2026

Bunun için her nefeste İki kere şükretmeliyiz Rabbimize. Bir nefeste Rabbimiz bize iki ayrı lütuf bahşediyor:  Nefes alırken hayat içimize doluyor, nefes verirken bedenimiz biraz daha hafifliyor.Her nefes bizi, bir salıncak gibi hayat ile ölümün, varlık ile yokluğun sınırlarına götürüp getiriyor. Belki de bu yüzden insan, her nefes alışında, “Rabbim, bana yine hayat verdin.”; her nefes verişinde ise “Bu emaneti ne zaman geri alacağını yalnız Sen bilirsin.” diye düşünmeli.

İNSAN, YAŞADIĞINI BİLEN CANLIDIR

Allah Teâlâ insana diğer canlılardan farklı olarak düşünme, akletme, tefekkür etme, geçmişi hatırlama ve geleceği tasarlama kabiliyeti vermiştir.

İnsan sadece yaşayan bir canlı değildir.

İnsan, yaşadığını bilen canlıdır.

Bir kuş yuvasını yapar; insan yuvasının içine hatıralarını da koyar. Bir ağaç meyve verir; insan meyvenin tadından öte, onu kimin yarattığını düşünür.

İşte insanı insan yapan taraflardan biri de budur: Nimetten nimetin sahibine ulaşabilmek. Şükür de tam burada başlar.Çünkü insan çoğu zaman sahip olduğu nimetleri “zaten benim” zanneder.Görmeyi, işitmeyi, yürümeyi, konuşmayı, düşünmeyi, sevmeyi, hatırlamayı, uyumayı ve sabah yeniden uyanmayı normal kabul eder.Oysa bunların hiçbiri sıradan değildir.Bunların her biri nimettir.

BİR GÖZ, BİR KULAK, BİR BARDAK........

© Yeni Meram