menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump'ın ipiyle kuyuya inen Netanyahu

2 0
latest

Bir zamanlar söylenen bir söz vardı:

"İsrail'in en büyük güvencesi Amerika'dır."

Artık eksik kalıyor gibi.

Buna bir cümle daha eklemek gerekiyor.

"Amerika'nın desteğine fazla güvenen liderler için en büyük risk de yine Amerika'dır."

Netanyahu bunu belki de ilk kez bu kadar net görüyor.

Yıllardır İsrail siyasetini ayakta tutan en önemli unsur, ABD ile kurduğu yakın ilişkiydi.

Özellikle Donald Trump döneminde.

Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınması...

Golan Tepeleri kararı...

İbrahim Anlaşmaları...

Ve İsrail'in güvenlik politikalarına verilen koşulsuz destek...

Netanyahu açısından bakıldığında; Trump yalnızca bir Amerikan Başkanı değil, siyasi kariyerinin en önemli müttefiklerinden biriydi.

2017 ile 2021 arasındaki dönem Netanyahu açısından yalnızca diplomatik kazanımların değil, aynı zamanda İsrail'in bölgesel yalnızlığını azaltan stratejik hamlelerin de dönüm noktası oldu.

Washington'dan gelen destek sayesinde İsrail ilk kez Arap dünyasının bir bölümüyle onlara göre "normalleşme" sürecine girdi.

Bu Netanyahu'nun içerideki siyasi gücünü de tahkim etti.

Ancak aynı dönemde kurulan denklem bir varsayıma dayanıyordu:

Amerika'nın öncelikleri ile İsrail'in öncelikleri her zaman aynı kalacaktı.

Trump'ın son günlerde İran konusunda Netanyahu'yaverdiği mesajlar alışılmış diplomatik açıklamaların çok ötesinde.

Mesaj açık ve tam da beklediğimiz gibi.

"Benim planımı bozarsan yalnız kalırsın."

Parmak sallayan bu cümle yalnızca İran'la ilgili değil.

Aslında Trump'ın ikinci dönem dış politikasının özeti.

Çünkü Trump'ın önceliği ne Netanyahu'nun siyasi geleceği ne de diğer ülkelerin kendi menfaati!

Amerikan ekonomisi...

İran'la yaşanacak geniş çaplı bir savaşın faturası Washington'a çıkacak.

Baştan beri........

© Yeni Ankara