Bayramın üçüncü günü… Eksiklerimizle birlikte
Ne eski kalabalıklar kaldı ne de gelenekler tamamen silindi.
Kapılar çalınıyor ama eskisi kadar uzun oturulmuyor.
Telefonlar açılıyor ama sohbetler yarım.
Ziyaretler yapılıyor ama herkesin aklı başka bir yerde.
Büyüklerimizi kaybettik, en sevdiklerimizi kaybettik.
Gidenin ardından kalan her bayram, biraz daha eksiltiyor insanı.
Bir süre sonra gerçekten o tat, gerçekten kalmıyor.
Bazıları için bu ilk bayram…
Onsuz geçen ilk günler.
İşte o zaman öğreniyor insan “kara bayram” ne demek.
Kalabalığın içindesin ama birkaç sandalye hep boş.
Telefon rehberinde duruyor hâlâ o isim ama arayamıyorsun.
Silmeye kıyamadığın, aramaya cesaret edemediğin bir boşluk…
Savaşlar, yıkımlar, sirenler, enkaz altında kalan çocuklar…
Bir yerde çocuklar harçlık topluyor…
Başka bir yerde çocuklar hayatta kalmaya çalışıyor.
O hâlde “iyi bayramlar”
Ya da bazı çocuklara OHAL’de bayram…
Yeni dünya düzeni dedikleri tam........
