Bir efsanesin Recep Tayyip Erdoğan!
Bir şifalı bitki araştırmacısı olarak, Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine; il, ilçe, köy, kasaba, nahiye ve mezra demeden, dağlarını ve ovalarını adım adım dolaştım. İki yılda toplam 170 bin kilometre yol kat ettim.
Bu yolculuklar sırasında yalnızca bitkileri, toprağı ve doğayı incelemekle kalmadım; aynı zamanda Türkiye’nin değişimini, gelişimini ve gerçekleştirilen hizmetleri de yakından gözlemleme imkânı buldum.Gittiğim her yerde farklı bir şantiye, farklı bir çalışma ve farklı bir yatırımla karşılaştım. Bazen yol kenarlarında yükselen yeni yapılar, bazen dağların içinden geçen dev tüneller, bazen de köyleri ilçelere ve şehirlere bağlayan yeni yollar gördüm.
Bazı yollar ise sadece bir ulaşım güzergâhı değil, adeta başlı başına bir seyir ve keşif yolculuğuydu.
Batman ile Bitlis arasındaki güzergâhta, derin vadilerin arasından ilerlerken tünellerin ve viyadüklerin doğayla bütünleşen görüntüsüne şahit oldum. Dağların arasından süzülen yollar, vadilerin üzerine kurulan viyadükler ve kilometrelerce uzanan tüneller, insana hem mühendisliğin gücünü hem de Anadolu coğrafyasının eşsiz güzelliğini aynı anda izleme fırsatı sunuyordu.
Göksun–Kahramanmaraş arasındaki Edebiyat Yolu ise bende bambaşka bir iz bıraktı. Torosların görkemli coğrafyası içerisinde kıvrılarak ilerleyen bu yolculuk, dağların, vadilerin ve doğanın muhteşem manzaralarıyla adeta bir tabloyu andırıyordu. Yol boyunca gördüğüm güzellikler karşısında zaman zaman büyülendiğimi söyleyebilirim.
Deprem felaketinin ardından özellikle 7 il ve 32 ilçede, yüzlerce köy ve kasabayı ziyaret ettim. Deprem bölgesinde yürütülen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldum. İnsanların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde........
