MANKURTLAR VADİSİ
Yakın tarihin derin operasyonları ve tasfiye edilmeye çalışılan devlet hafızası
Ekran karşısında milliyetçilik rüzgârıyla uyutulan bir toplumun uyanış vakti...Türkiye’nin yakın tarihine ışık tuttuğu, "derin devletin" ve "istihbarat savaşlarının" röntgenini çektiği iddiasıyla milyonları ekrana kilitleyen Kurtlar Vadisi, ardında bıraktığı yirmi yılı aşkın dehlizin ardından bugün çok daha sarsıcı bir sorunun merkezindedir. Karşımızdaki yapım gerçek bir millî hafıza operasyonu muuydu; yoksa kitlelerin millî duygularını sömürerek zihnini iğdiş eden, tasfiye edilmeye çalışılan devlet hafızası üzerinden toplumsal rıza üreten bir Mankurtlar Vadisi mi? Sivil siyasetin geçmişteki o karanlık vesayet labirentlerini ve diziler eliyle yürütülen psikolojik harekâtları sorgularken, kâğıt üzerindeki kurguların başarısı ile devletin çıplak realitesinin uyuşmaması, sosyolojik hafızamız adına en kritik virajı oluşturmaktadır. Çünkü toplum ekran karşısında sahte kahramanlara gözyaşı dökerken, devletin gerçek kara kutuları sinsi birer siber-psikolojik operasyonla sessiz sedasız tasfiye edilmek istenmiştir.
Bu derinlikli incelememizde, dizideki en çarpıcı karakterlerden biri olan Kozinoğlu detayı, projenin arkasındaki asıl ajandayı deşifre etmek adına tarihî bir anahtardır. Dizide "Kaşifoğlu" adıyla hayat bulan karakter, aslında MİT’in en kilit Asya ve Orta Asya operasyonlarını yöneten, devletin kara kutusu Kaşif Kozinoğlu’ndan başkası değildi. Kozinoğlu, FETÖ’nün Orta Asya’daki okul ağlarını, casusluk faaliyetlerini ve CIA ile olan karanlık bağlarını devlet arşivlerine raporlayan en tehlikeli isimdi. Ne gariptir ki, o dönem en güçlü günlerini yaşayan FETÖ terör örgütü, kumpas davalarıyla tasfiye etmek istediği kahramanları önce bu dizi eliyle toplumsal hafızada "hain", "infaz edilmesi gereken birer figür" olarak kodlatmıştır. Kozinoğlu, Silivri Cezaevi'nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmeden hemen önce, dizide çoktan infaz edilmiş ve infaz kararı toplumsal rızaya sunulmuştu. Bu noktada açıkça sormak gerekiyor: Senaristlerin hayal gücü mü devletin kozmik odasından daha hızlıydı, yoksa birileri senaryo odasını doğrudan örgütün operasyon masasına mı bağlamıştı?
Bu dizide ekrana yansıyan hiçbir şey alelade bir........
