menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 11

23 0
05.06.2026

O sabah sınıfa girdiğimde herkes yorgun görünüyordu. Ama normal yorgunluk değil… Böyle ruhu “5 dakika daha” tuşuna basmış insan yorgunluğu.

Hamlet sıraya kafasını koymuştu. Daha ders başlamadan iç çekiyordu. Öyle profesyonel iç çekiyordu ki insan dinlerken kendi geçmişini düşünüyordu. Ortada Friedrich Nietzsche vardı. Yine sandalyeye tam oturmuyordu. Bir ara oturmayı denedi, sandalye hafif gıcırdadı. Nietzsche anında ayağa kalktı: “Bak! Sistem yine insanı aşağı çekiyor.”

Tam o sırada koridordan garip bir ses geldi:

“GÜMMMM…  TAK…  GÜMMM…  TAKKK…”

Sınıf sustu.  Hamlet yavaşça kafasını kaldırdı: “Bu ses… Ya yaklaşan bir felaket ya da okul aidatı.” Ses gittikçe yaklaşıyordu.

“GÜMMM… TAK… GÜMMMM…”

Ben refleksle Hamlet’in kolunu tuttum. Hamlet de anında bana sarıldı. “Shakespeare geliyor olabilir mi?” Ben panikle: “Allah korusun Hamlet! Shakespeare gelirse biz biteriz!”

Hamlet korkuyla kapıya baktı. Sanki ağlayacaktı:  “Adam beni üç yüz yıldır rahat bırakmadı. Yine monolog yazacak  bana. Ben artık normal bir gün yaşamak istiyorum.”

Tam o sırada kapının önünden devasa bir kaya hızla sürüklendi. SCRRRRRRRT... Hızlanarak yuvarlandı ve  sınıfın içine girdi. Kaya tam sınıfın ortasında DURDU.

Ben ayağa fırladım: “Hocam bu metafor kontrolden çıktı!” 2 saniye sessizlik...

Sonra koridordan nefes nefese biri göründü. Omzu düşmüş, beli gitmiş, alnı ter içinde:  Sisifos.

Taşa yaslandı. Derin bir nefesaldı: “Affedersiniz gençler… Kaçtı yine.”   Ben dayanamadım: “Hocam bu artık spor olmuş.” Sisifos omzunu tuttu: “Spor olsa madalya verirdi. Bana sadece aynı taşı veriyorlar.”

Sisifos kayasını toparlamaya başladı ki... Sınıfın arkasından sakin bir ses: “Önemli olan taşın düşmesi değil…” Herkes döndü. Pencere kenarında:  Albert Camus.

Oturuyordu. Elinde kahve vardı. Kahve soğumuştu ama adam bunu kabullenmiş gibiydi. “…Onu tekrar itmeye  devam etmen.”

Ben panikle: “Hocam kaya sınıfa girdi!” Camus sakin: “Evet.” “Evet ne hocam?” Camus omuz silkti: “Yapıyor bazen.” Hamlet hâlâ bana tutunuyordu. Başını kaldırdı: “Bu adam metaforun mesai çalışanı olmuş.” Camus sakin: “İnsan bazen yaşamı sadece tekrar ederek sürdürür.” Nietzsche hafifçe güldü.........

© Turktime