menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir daha tekrar edilmeyen sabahlar...

15 1
10.01.2026

Bir daha tekrar edilmeyen sabahlar...

Sağda solda mini su birikintileri donmuş. Çimenlerin üzerinde asabi bir kırağı örtüsü var. Kuşlar, en çok onlar hissederler havaya yayılan sertliği. Ötücü olanlar buldukları gedikte belki de zamanın çiçeklenmesini, güneşin yüz gösterip bütün şevkiyle yayılmasını bekliyorlar. Yine de çapkın bir sığırcık sürüsü upuzun çığlıklarla üzerimden patavatsızca geçti. En öndeki grup helezonlar çizerek geride gelenleri yekpare bir dans havasına soktu. Havada tülden bir perde varmışçasına kısa ve anlık gaga vuruşlarıyla sıyırıp ilerlediler. Uzakta sönük köpek havlamaları ucuna takılmak ister gibiydi bu şamatanın. Fakat bu gönülsüz havlamalarda biraz da uyuşuk bir ana gönülsüz dahil olma isteği vardı. Bir kurt görseydi bu sürüyü uzun uzun ulurdu. Bir böcek fark etse yuvasına kaçardı.

Nicedir ilk kez bu kadar düştüğünün görüyorum hava sıcaklığının. Eksi dereceyi görünce her şey kendini geriye doğru yeniden gözden geçiriyor. Vücudum birden ansızın cama çarpmışçasına sendeledi. Sanki sadece beden değil duyguları da savunmaya geçiyor dondurucu soğuk. Bir soru kıvılcımlanıyor kendiliğinden; soğuk havada yaratıcı yanlarımız da uyuşup kapanır mı? Sanat ve düşünce ılık havaya mı düşkündür? Ya tabiat, onun aklı zaman öncesi çalışmaya başlamış ve hiç durmamış bir saat gibi doğru mu gösterir her anı. Öyleyse bazı çiçekler neden kırılacaklar? Eksi derece onların suyunu acımasızca niçin boğacak? Ağaçlar, çalılar, dayanıklı........

© tarihistan.org