İddia o ki; Öcalan’ın evi hazır ama taşınmıyor, peki neden?
Geçen hafta Devlet Bahçeli’nin Meclis’teki çıkışı çok tartışıldı. Hatırlarsınız; “PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böyle bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapanacaktır” demişti. Buradaki statü meselesi günlerce konuşuldu. Öcalan’a “baş müzakereci” mi “kurucu önder” mi “Kürt halk önderi” mi denecekti?
‘Statü’den kasıt neydi ve İmralı’nın statü açığı ne anlama gelmekteydi?
Bir süredir bu soruların cevabını arayanlardanım. Ulaştığım kulis bilgiler de hayli çarpıcı doğrusu. Lafı hiç uzatmayayım; İmralı yerleşkesinde cezaevinden bağımsız ve tam teşekküllü bir ev, yani Abdullah Öcalan’ın taşınacağı ev tamamen yaşamaya hazır hâle gelmiş. Bu haber daha önce de bazı yayın kuruluşlarında yer aldı ve kimisi Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nce resmen kesin bir dille yalanlandı da.
Fakat kulislerde bu konu şöyle dillendiriliyor; bir süredir ev hazır şekilde beklemekteymiş fakat Öcalan eve taşınmayı reddediyormuş. Bu ev konusunda fazlaca spekülatif haberler de yapıldı, hatırlayalım; ev Diyarbakır’da olacak dendi, Ankara’da dendi, çok lüks bir villa dendi vs. Belki de yalanlanma nedeni bu ‘şaşaa iddiaları’ydı, haberlerin çoğunun bir ‘ödüllendirme havası’nda yapılmalarıydı, bilemiyorum.
Tabii Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün, yaklaşık üç ay önce, 17 Aralık’ta yaptığı açıklamada “İmralı'daki konut bitmek üzere' ve 'Öcalan'ın İmralı'da yapılan villası bitmek üzere' şeklindeki iddialar gerçek dışıdır. İmralı Ceza İnfaz Kurumunda villa ya da özel konut inşası veya tahsisi söz konusu değildir. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik asılsız iddialara ilişkin hukuki süreç başlatılmıştır” ifadesini kullandığını da hatırlatayım.
Ancak yine de kulislerde öne sürülen iddialara göre, İmralı yerleşkesinde gardiyanlarla korunacak mütevazı bir konut, ‘cezaevi’ değil........
