Türk hukukçularına sesleniyorum-I
Sizlere sesleniyorum, hem de ısrarla sizlere sesleniyorum Sayın Türk hukukçuları, özellikle de hukukun uygulanmasını meslek edinmiş Sayın Türk yargıçları, savcıları, avukatları!
Evet, sizlerin hukuksal aklınıza ve zaman zaman “böylesi de olur mu!?” diyerek başkaldırdığına inandığım ahlakla bütünleşen vicdanlarınıza sesleniyorum.
Ve her şeyden önce sizleri, duruşma, daha doğru ve küresel deyişle “TARTIŞMA” (Fr. débat, discussion; İtl. dibattito, discussione) konusunda aşağıdaki soruları dürüstçe yanıtlamaya çağırıyorum.
Bunlardan birincisi şudur, sayın hukukçular: Uluslararası firmalar ile ülkemiz firmaları ya da özel kişileri arasında yapılan sözleşmelerin uygulanması konusunda ve ayrıca özellikle bir uyuşmazlık çıktığı zaman, içlerinde Türklerin de bulundukları taraflar ya da temsilcileri, bu uyuşmazlığı çözmek için, neden Ankara, İstanbul, İzmir, Adana vb. illerimizdeki mahkemelerin değil de, Londra, Paris, Viyana vb. kentlerin mahkemelerinin yetkili olmalarını istemektedirler?
Bu soru ve sorun üzerinde hiç düşündünüz mü, Sayın Türk hukukçuları?
Elbette Türk hukukçuları da, hukuk fakültesi çıkışlıdır ve bu türden uyuşmazlıkları çözebilecek bir öğrenimden geçmektedirler, değil mi?
Ayrıca Türk yargıçları da, elbette bağımsız ve yansızdırlar.
Hiç kuşkusuz Türkiye Cumhuriyetinde de bütün yargıçlar, çağcıl (modern) ülkelerde görüldüğü gibi, hukuk fakültelerinde hukukun dallarını öğrenmekte ve hukuka göre, daha somut anlatımla eski ve yeni bütün anayasalara ve Batı hukukundan esinlenilerek çevrilen ya da kotarılan yasalara göre, hüküm kurmak, hukukun dediğine göre karar vermektedirler.
Ayrıca yine geçmişte ve günümüzde benimsenmiş olan anayasalara göre de, Türk yargıçları, her tür erkten (kuvvet), özellikle de yasama ve yürütme erklerinden bağımsızdırlar.
Onların görevlerini üstlenemedikleri gibi, hiçbir dış güçten de etkilenmeksizin hukuka ve vicdanlarına danışarak karar vermektedirler.
O zaman soruyu bir kez daha tekrarlayarak soralım: Peki, öyleyse neden uyuşmazlıkları çözmek konusunda sözleşmelerin tarafları, ilgilileri, bizim ülkemizdeki mahkemeleri değil de, yabancı ülkelerdeki mahkemeleri yetkili kılmakta direnmektedirler?
Evet, neden!?
Mahkemelerimiz bağımsız değil mi?
Elbette bağımsız. Hem de mahkemelerimiz, yasaların üstünde olan, gelmiş geçmiş bütün Anayasalara göre bağımsızdırlar.
Ayrıca aslında böyle bir durum, belki siyasal konularda akla gelebilir, ancak taraflar arasındaki sözleşmelerde niçin akla gelmektedir?
Elbette asla gelmemeliydi, değil mi?
Ancak gelin görün ki, geliyor,........
