İran’a saldırı yıkıcı bir deprem etkisi yarattı
ABD ve İsrail İran’a saldırılarının daha ilk gününde, dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere devletin en üst düzey yetkililerini öldürdüler ve yoğun hava saldırılarıyla birçok noktayı vurmaya devam ediyorlar.
Ancak İran bu kez daha hazırlıklı. Füzeler ve İHA'larla tüm Körfez ülkelerindeki ABD tesislerini ve çıkarlarına (askeri üsler, diplomatik temsilcilikler, petrol tesisleri) oldukça etkili karşı saldırılar yapıyor.
Ve tabii Israil’e de saldırıyor. Tel Aviv, Hayfa ve diğer yerleşimler üzerine gönderilen İran füzelerinin ve İHA’ların İsrail’in çok güvendiği hava savunma sistemini delmiş olması, İsrail’e sadece fiziki değil, psikolojik darbe vurdu.
İran karşılık veriyor ama şartlar lehine değil
Yılların zorluklarına ve yaptırımlara karşın, İran savunma alanında önemli ilerlemeler kaydetmiş.
Bununla birlikte, kullanılan mühimmatın ve silahların yerine yenilerinin konulması ve stokların tazelenmesi konusunda İran’ın ABD ve İsrail’in sonsuz imkânlarıyla boy ölçüşebilmesi mümkün değil.
İran, dünya petrol sevkiyatının yüzde yirmi civarında bir bölümünün yapıldığı Hürmüz Boğazı’nı kapattığını da açıkladı.
Bu hamle seyrüseferde aksamalara ve petrol fiyatlarındaki artışlar nedeniyle global ekonomide çalkantılara yol açsa da İran’ın bu su yolunu uzun süreli kapalı tutmaya gücü ve imkanları elvermeyecektir.
İran’ın bölgedeki vekil güçlere yaptığı çağrıya uyan Hizbullah, İsrail’in kuzeyine yönelik saldırılar gerçekleştirdi ama İsrail’in Beyrut başta olmak üzere Lübnan’da birçok yeri bombalamasına ve Güney Lübnan’a yönelik kara operasyonu başlatmasına yol açan bu hamle, sadece diğer Lübnanlı kesimlerde değil, Şii toplumu içinde de tepki yarattı.
Irak’taki İran yanlısı gruplar bakımından da benzer gelişmeler yaşandı.
Dolayısıyla İran’ın vekili güçler kozunu istediği ölçüde kullanamayacağı öngörülebilir.
Bu harekât İran’da rejim değişikliği ile sonuçlanır mı?
Molla rejimi yıllardır İran halkını baskıyla yönetiyor, muhtelif vesilelerle sokaklara inen İranlı protestoculardan on binlercesini öldürdü, ayrıca bölgede ve dünyada pek çok karışıklığın ve olumsuzluğun altında imzası var. Böyle bir rejimin gitmesine çok az kişi gözyaşı döker.
Ama burada önemli olan husus, ABD-İsrail saldırısının meşrutiyeti ve rejimin düşmesinin ülkeyi nasıl etkileyeceği, İran’ın Suriye’den beter bir duruma düşüp düşmeyeceğidir.
ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu harekatın bir amacını da İran halkının yönetimi ele geçirmesine zemin hazırlanması olarak açıkladılar ama mevcut şartlarda tek başına bu tarz bir askeri operasyonun rejim değişikliğini getirmesi çok güç.
İran’da yönetimin değişip değişmeyeceği veya ne şekilde değişeceğinin esas belirleyici unsuru İran halkının nasıl bir tutum sergileyeceğidir.
Değişimin rejimin kendi içinden gelmesi halinde, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani ve ayrıca, dini altyapıdan gelen birkaç isim telaffuz ediliyor.
Rejim dışından ise devrik Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin 47 yıldır Washington’da yaşayan 65 yaşındaki oğlu Rıza........© T24
