menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bedeller ve ceremeler

17 0
15.05.2025

Diğer

15 Mayıs 2025

Diyarbakır'da Nevruz kutlamaları, 2023

Epey oluyor, İsmail Beşikçi çoğu zaman olduğu gibi yine cezaevindeyken, bir yazar, cezaevindeki birini eleştirmeyi etik bulmadığı için Beşikçi'nin yazdıklarını eleştirmekten kaçındığını ima eden bir şeyler yazmıştı. Beşikçi'nin buna verdiği yanıt, düşünce özgürlüğünün ve eleştirel düşüncenin neliği konusunda okuduğum en iyi metinlerden biridir.

Ne yazık ki ilgili gazete kesikleri elimin altında değil. Beşikçi özetle diyordu ki, eğer her şeyi göze alarak yazıp çizmezsek, kendi fikir özgürlüğümüze kendi elimizle son vermiş oluruz; ben ne düşünüyorsam öylece yazıyorum, bunun bedeli hapiste yatmaksa, hapiste yatıyorum. Sizin eleştirilerinizden mahrum kalmayı da hak etmiyorum...

Cümleler herhalde farklıydı ama içerik böyleydi. Bu sözlerde eleştirel düşünceye dair, temel önemde iki saptama yatıyor: Bedel meselesi ve mahrumiyet meselesi. Beşikçi Kürt sorununda bu toplumu eleştirilerinden mahrum bırakmadı ve bunun için kendisine biçilen bedeli ödedi. Meslektaşlarının ve Türkiye okuryazarlarının geniş bir kesimi, Kürt sorununda gerek Beşikçi'yi gerekse bu toplumu eleştirilerinden mahrum bıraktı, çünkü bedel ödemek istemiyordu. Giderek, karşı argümanların avukatına dönüşenler de oldu.

Kürt sorunu demek, cumhuriyet dönemi Kürt politikasının yarattığı sonuçlar demek. (Öncesi de vardır elbette, ama devam eden dönem cumhuriyet dönemi olduğu için, bu sorunun ilk elden ilgilisi de odur.) Beşikçi'den başka kimler hangi bedelleri ödedi ve ödüyor bu politikanın sonucu olarak?

Beşikçi gibi, gerçeklikle........

© T24